DOLAR 43,2920 0.07%
EURO 50,8942 0.95%
ALTIN 6.568,741,13
BITCOIN 3937578-2.17166%
SılaYolu Haber Merkezi

SılaYolu Haber Merkezi

19 Ocak 2026 Pazartesi

Acı Üstüne Acı: Yozgatlı Gurbetçimiz Cenaze Yolunda Can Verdi!

Acı Üstüne Acı: Yozgatlı Gurbetçimiz Cenaze Yolunda Can Verdi!
0

BEĞENDİM

Fransa’dan gelen kara haber yürekleri dağladı. Bacanağının vefat haberiyle yola çıkan 38 yaşındaki Yozgatlı Ali Demirel, geçirdiği feci kaza sonucu hayatını kaybetti. Gurbetçi ailemize bir gün içinde ikinci ateş düştü.

Acı Haberi Alınca Yola Çıkmıştı

Fransa’nın Saint-Rambert-d’Albon kentinde ikamet eden, aslen Yozgat Dayılı köyü nüfusuna kayıtlı Ali Demirel, aldığı acı bir haberle sarsıldı. Nevşehirli bacanağı Metin Col’un vefat ettiğini öğrenen Demirel, kederli ailesine destek olmak ve son görevini yerine getirmek amacıyla yola koyuldu. Ancak kader, genç gurbetçimizi bu hüzünlü yolculukta yakaladı.

Kaza Hakkında Soruşturma Sürüyor

Henüz detayları netleşmeyen feci kazada, 2 çocuk babası Ali Demirel olay yerinde yaşamını yitirdi. Fransız yetkililer kazanın kesin saati ve oluş nedeni üzerine geniş çaplı bir soruşturma başlatırken, genç yaşta hayatını kaybeden hemşehrimizin vefatı başta Saint-Rambert-d’Albon olmak üzere tüm gurbetçi camiasını yasa boğdu.

Yozgat ve Nevşehir El Ele Yas Tutuyor

Bir yanda Nevşehirli bacanağı Metin Col’un, diğer yanda genç yaşında evlatlarını yetim bırakan Ali Demirel’in acısı… Yozgatlı gurbetçimizin evli ve iki çocuk babası olduğu öğrenildi. Sosyal medyada taziye mesajları sel olurken, cenaze işlemleri için ailenin bekleyişi sürüyor.

Silayolu.com olarak, merhuma Allah’tan rahmet, kederli ailesine ve Yozgatlı hemşehrilerimize sabırlar dileriz. Mekanı cennet olsun.

Haber: Silayolu.com

Kaynak:yozgathakimiyet.com.tr

Devamını Oku

Hem Vatanın Gücüyüz, Hem De Üvey Evladı!

Hem Vatanın Gücüyüz, Hem De Üvey Evladı!
1

BEĞENDİM

Amma Velakin, Ne oralıyız, Nede Buralı…

Yazan: Sezai Koç – Silayolu.com

Değerli dostlar,
Bugün sizlerle biraz dertleşmek istiyorum. Kalemi elime alırken başlığı uzun uzun düşünmedim. İçimden geldiği gibi yazdım. Çünkü bu konu artık içimizde biriken, konuşulmadıkça ağırlaşan bir mesele hâline geldi.

Kimimiz yıllarca “Alamancı” dendi, kimimiz “Avrupalı Türk” olduk, kimimiz “diaspora” diye tanımlandık. Ama son 60 yıla bakınca, her yaz arabasına atlayıp kilometrelerce yolu aşarak memlekete akan milyonların yüreğinde tek bir sıfat var: Gurbetçi.

Son yıllarda “Avrupalı Türk” tanımı sıkça kullanılıyor ama açık söyleyeyim; bu tanım henüz yerine oturmuş değil. Çünkü 60 yıldır Avrupa’da yaşıyor olsak da gönlümüz hâlâ o topraklarda. Hasretimiz, bağımız, duamız hep memlekete… Hasretle yola düşenin adı da nettir: Gurbetçi.

Ama ne acıdır ki, tam da bu 6 milyonluk büyük güç, kendi vatanında zaman zaman üvey evlat gibi hissettiriliyor.

Bir Yıl Çalış, Bir Ay İzin… Sonrası?

Biz burada bir yıl boyunca çalışıyoruz. İzin paramızı biriktiriyoruz, gün sayıyoruz. Sonra da vatan hasretiyle sıla yoluna düşüyoruz. Rakamlar ortada:
Geçtiğimiz gurbetçi sezonunda sınır kapılarından 1 milyonu aşkın araç, 4 milyondan fazla yolcu geçti.

Ama ne yazık ki Kapıkule’den içeri adım attığımız an, çoğu gurbetçi için başka bir sınav başlıyor.
Ben bunu açıkça söylüyorum: “Gurbetçi kazıklanması.”

Son üç yıldır bunu daha net görüyoruz. Gurbetçiler artık sadece aile ziyareti yapıyor.
Üçüncü nesil neredeyse yalnızca tatil amaçlı geliyor.
Eskisi gibi yatırım yok, eş-dost ziyareti yok, harcama yok.
Arabayla gelenler dönüşte bakım bile yaptırmıyor.

Neden?

Çünkü: Tutan tuttuğunu düdüklüyor”

  • Fiyat algısı bozulmuş durumda.
  • “Gurbetçi” etiketi başlı başına bir sorun hâline gelmiş.
  • Kazıklanma korkusu insanları geri çekiyor.

Aracı bozulsa çekicide kazık…
Tamirciye gitse ayrı…
Restoranda ayrı, otelde ayrı…
Alışverişte ayrı, acil durumda hastanede ayrı…

Bunun adı bireysel ahlaksızlık değil; bunun altında ciddi bir denetimsizlik yatıyor.

2025 yaz tatilinde yaşadığım sağlıkla ilgili sıkınıtıyıda bir dahaki yazımda yazacağım inş.

Eskiden “Ne olacak bu memleketin hâli?” derdik.
Ben artık şunu soruyorum: Ne olacak bu milletin hâli?

Ticarette ahlak kalmamışsa, gerisi zaten kendiliğinden çözülüyor.
Ahlak bittiyse, insanlık da yara alır.
Kusura bakmayın, ben açık konuşurum. Gelinen noktada “tutan tuttuğunu düdüklüyor” algısı maalesef yerleşmiş durumda.

Toplantılar, Davetler… Peki Sonuç?

Ben çok toplantı insanı değilim. Çünkü yıllardır aynı yüzler, aynı konuşmalar, seçim zamanı geldiğinde de hep aynı vaatler… Velakin ; Sonrası yok.

Geçtiğimiz günlerde UİD Dortmund Teşkilatı’nın 10 Ocak Gazeteciler Günü vesilesiyle düzenlediği kahvaltıya davet edildim. Davete icabet ettik, sağ olsunlar. Ortam samimiydi, Başkan Sayın Dursun Baş’ı da içten buldum. Dursun Başkan, iyi niyetli bir insan, ancak onunda elinden fazla bir şey gelmediğini anlamış olduk. Gazetecilerin ve Avrupalı Türklerin sorunlarına dair verilen cevaplar açık konuşayım, beni tatmin etmedi. Yine dönüp dolaşıp “kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz” noktasına geldik.Ancak Dursun Başkan yinede elinden gelenin en iyisini yapacağının da sözünü de vermiş oldu.

Sıla yolu konusu açılınca söz aldım.
Yaklaşık 30 yıldır her yaz sezonunda bu yollarda vatandaşın derdiyle dertlenen insanlar olduğumuzu anlattım. Ama hâlâ aynı sorunları konuşuyor olmamızın acı bir tablo olduğunu da söyledim.

Sılayolunda yaşanan sıkıntıları dile getirmek için söz alarak , Gurbetçinin halini sılayolunda yaşanan sıkıntıları sorunları bizden başka kimse daha iyi bilemez , çünkü biz yaklaşık 30 yılı aşkın bir süredir her yaz sezonu geldiğinde o yollarda vatandaşın dertlerine cözüm üretmek için gecemizi gündüzümüzü birbirine katarak , yıllardır hala aynı sorunlarla boğuşmaya devam ettiğimizi karınca kaderince anlatmaya çalıştım. Ancak Avrupalı Türklerin sorunları sadece Sılayolundan ibaret değil. Sılayolu güzergahında öyle yaşanan sorunlar varki, sezon geldiğinde vatandaşın cebindeki paraya göz diken , vatandaşımızı mağdur eden Çakallara değinmedim bile. Velakin ; Gurbetçilerin sorunları çok büyük.

Sezon geldiğinde vatandaşın cebine göz diken, gurbetçiyi mağdur eden yapıların hâlâ var olması kabul edilebilir değil. Bu sorunlar toplantıyla değil, icraatla, kararlılıkla çözülür.

2022’de yaptığımız anket çalışmasıyla Ankara’ya bir çıkarma yaparak partiler üstü kapı kapı gezdik. Herkes yaptığımız anket çalışmasından övgüyle bahsetti, sırtımızı sıvazladı…
Amma Velakin , sonrası gelmedi.

Milyarlarca Döviz, Peki Karşılığı Ne?

Bir gerçeği daha hatırlatayım.
Avrupalı Türkler, Türkiye ekonomisinin en önemli dayanaklarından biri. Sadece 2025 yılında resmi kanallarla aktarılan döviz miktarı 15 milyar doların üzerinde.

Avrupa’da alın teriyle kazanılan bu paralar, memleketle bağ kopmasın diye seve seve gönderiliyor. Üstelik yazın gelen bir gurbetçi, klasik bir turiste göre en az üç kat fazla harcıyor.

Ev yaptırıyor, tadilat yapıyor, düğün yapıyor, esnafı ayakta tutuyor.
Ama karşılığında gördüğü muamele iç yakıyor.

Sonuç: Ne Burada, Ne Orada…

Dağları, yolları aşıp “Vatan” diye toprağı öpmeye geliyoruz.
Ama ne yazıktır ki, kendi memleketimizde yabancı muamelesi görüyoruz.

Geri dönüş yolunda bavulumuz dolu ama kalbimiz kırık oluyor.

Şimdi buradan soruyorum:
Biz bu vatanın öz evladı değil miyiz?
Bu gücün, bu fedakârlığın farkında mısınız?
Yoksa bizi hâlâ sadece döviz gönderen bir makine olarak mı görüyorsunuz?

Unutmayın…
Gurbetçinin kalbi kırılırsa, vatanın bir kolu kanadı kırılır.

Son olarak bizleri davet eden herkese teşekkür ederim.
Sürç-i lisan ettiysek affola.
Biz açık sözlü insanlarız. Hizmeti severiz, insanı severiz. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da vatandaşımızın yanında olmaya, faydalı her çalışmaya destek vermeye hazırız.

Velakin; Ne Oralıyız, Ne Buralı…

Yazan: Sezai Koç – Silayolu.com

Devamını Oku

İSPANYA’DA HIZLI TREN FACİASI: 21 ÖLÜ, YÜZLERCE YARALI!

İSPANYA’DA HIZLI TREN FACİASI: 21 ÖLÜ, YÜZLERCE YARALI!
0

BEĞENDİM

İspanya’nın Kurtuba (Cordoba) kenti yakınlarında iki hızlı trenin çarpışması sonucu 21 kişi hayatını kaybetti; Endülüs hattında tüm seferler durduruldu.

18 Ocak Pazar akşamı saat 19:40 sularında İspanya’nın Kurtuba kentine bağlı Adamuz beldesinde meydana gelen kaza, Avrupa demiryolu tarihinin son yıllardaki en büyük facialarından biri olarak kayıtlara geçti. Malaga’dan Madrid’e giden 317 yolculu Iryo hızlı treni, makas geçişi sırasında raydan çıkarak karşı hatta savruldu. Bu sırada karşı yönden gelen Madrid-Huelva seferini yapan trenin vagonlarına çarptı.

Son Durum:

İspanya resmi makamları 19 Ocak sabahı itibarıyla ölü sayısının 21’e yükseldiğini, 25’i ağır olmak üzere 100’den fazla yaralı olduğunu teyit etti. Kaza nedeniyle Madrid ile güney illeri (Sevilla, Malaga, Cordoba) arasındaki hızlı tren seferleri süresiz askıya alındı. İspanya’da yaşayan veya bu bölgede tatilde bulunan gurbetçilerimizin ulaşım planlarını değiştirmeleri, havalimanı transferleri için karayolunu tercih etmeleri öneriliyor. Başbakan Sanchez, olay yerinde incelemelerde bulunmak üzere yarınki programını iptal etti.

Kaynak: Türkiye Gazetesi

Fotoğraf: (Aİ) Temsili

Devamını Oku

İSTANBUL’DA KAR ALARMI: SABİHA GÖKÇEN’DE UÇUŞLARIN % 15’İ İPTAL!

İSTANBUL’DA KAR ALARMI: SABİHA GÖKÇEN’DE UÇUŞLARIN % 15’İ İPTAL!
0

BEĞENDİM

19 Ocak Pazartesi günü İstanbul’da beklenen yoğun kar yağışı nedeniyle havalimanlarında kapasite düşürüldü; AJet ve Pegasus 38 seferini iptal etti.

İstanbul’da etkili olan olumsuz meteorolojik koşullar hava ulaşımını vurdu. Meteorolojik Acil Durum Komitesi kararıyla Sabiha Gökçen Havalimanı’nda uçuşlar %15 oranında kısıtlandı.

Yolcular İçin Kritik Bilgi:

AJet 38 seferini iptal ettiğini duyururken, Pegasus da yolcuların mobil uygulama üzerinden güncel durumlarını kontrol etmelerini istedi. Avrupa’dan Türkiye’ye veya Türkiye üzerinden Avrupa’ya aktarmalı uçuşu olan gurbetçilerimizin havalimanına gitmeden önce mutlaka biletlerini kontrol etmeleri gerekiyor. İptal olan uçuşlar için ücretsiz değişim hakları tanımlandı. Kar yağışının bugün öğleden sonra şiddetini artırması bekleniyor.

@Silayolu.com

Kaynak: Airporthaber

Devamını Oku

FRANSA’DA TÜRK VATANDAŞI İÇİN EMSAL KARAR: KAVGA EDİP EVİ TERK ETTİ AMA VATANDAŞLIĞI KURTARDI!

FRANSA’DA TÜRK VATANDAŞI İÇİN EMSAL KARAR: KAVGA EDİP EVİ TERK ETTİ AMA VATANDAŞLIĞI KURTARDI!
0

BEĞENDİM

Nancy Adli Mahkemesi, vatandaşlık tescilinden hemen önce eşiyle ayrılan Türk vatandaşının Fransız vatandaşlığını iptal etmedi; karar “beyan tarihi” kriteriyle binlerce kişi için umut oldu.

Fransa’da yaşayan ve bir Fransız vatandaşıyla evli olan gurbetçilerimiz için vatandaşlık kazanma sürecindeki en kritik engel olan “birlikte yaşama şartı” (communauté de vie) konusunda devrim niteliğinde bir yargı kararı çıktı. Normal şartlarda Fransız makamları, vatandaşlık dosyası sonuçlanana kadar çiftlerin aynı evde yaşamasını ve duygusal birliğin sürmesini zorunlu kılıyor. Ancak Nancy Mahkemesi, 17 Aralık 2025 tarihli kararıyla bu kuralın sınırlarını yeniden çizdi.

Olay Nasıl Gelişti:

Fransız eşiyle 4 yılı aşkın süredir evli olan bir Türk vatandaşı, vatandaşlık beyanında bulundu. Beyandan 7 ay sonra çift arasında çıkan şiddetli bir kavga sonucu Türk koca evi terk etti. Bu ayrılıktan sadece 2 ay sonra ise vatandaşlık tescili resmiyet kazandı. Savcılık, “tescil anında yaşam birliği yoktu” diyerek vatandaşlığın iptali için dava açtı.

Mahkemenin Kararı:

Mahkeme heyeti, savcılığın “sahte evlilik” iddiasını reddetti. Kararda, çiftin beyan tarihine kadar geçen 4 yıllık sürede istikrarlı ve gerçek bir evlilik sürdürdüğü, beyan sonrası yaşanan kavganın ise “insani bir durum” olduğu vurgulandı. Mahkeme, “Vatandaşlık tescilinden önce ayrılık yaşansa bile, beyan anında evlilik gerçekse vatandaşlık iptal edilemez” hükmüne vararak Türk vatandaşının Fransız pasaportunu korumasını sağladı. Bu karar, benzer süreçte olan ve aile içi huzursuzluk yaşayan gurbetçiler için büyük bir yasal kalkan oluşturdu.

Kaynak: Arti33.com

Fotoğraf: Adopeexpress

Devamını Oku