09 Mart 2026 Pazartesi
ALMANYA’DA TÜRK EHLİYETİ OLANLAR DİKKAT: 6 AY DOLUNCA "EHLİYETSİZ" KALABİLİRSİNİZ!
SINIR TRAFİĞİNE NEFES ALDIRACAK PROJE
Sınır Kapısında Beraberindeki 20 Bin Avroyu Beyan Etmeyen Yolcuya 6 Bin 600 Avro Ceza Kesildi.
Sabır, teslimiyet ve Allah’a güvenmenin en güzel örneklerinden biri bu günde tefekkür edilir.
HAYATIN İÇİNDEN: ‘’Halk oyunlarımızla insanları birleştiriyoruz’’
GURBETÇİLERİN TÜRKİYE YOLCULUĞU ÖNCESİ YAPMASI GEREKENLER
Almanya’da Türk ehliyeti sahip olanlar bu haber sizin için. Türkiye’den aldığınız ehliyet Almanya’da sadece 6 ay geçerli. Bu süreyi bir gün bile geçirseniz, polis kontrolünde “ehliyetsiz araç kullanma” suçundan ağır cezalarla karşılaşabilirsiniz. İşte ehliyetinizi Alman belgesine (Umschreibung) çevirmenin tüm detayları ve maliyeti…
6 Ay Kuralı Nedir? Kimleri Kapsar?
Almanya’ya yerleştiğiniz (Anmeldung yaptığınız) tarihten itibaren Türk ehliyetinizle direksiyon başına geçme hakkınız tam 6 aydır. * Turistler Hariç: Eğer sadece gezmeye geldiyseniz (turist statüsündeyseniz) ehliyetiniz geçerlidir. Ancak ikamet aldığınız an saat işlemeye başlar.
Süreyi Geçirirseniz Başınıza Neler Gelebilir?
“Benim zaten ehliyetim var, sadece Alman belgesine çevirmedim” savunması hakim karşısında geçersizdir. 6 ay bittiği an ehliyetiniz Almanya’da “kağıt parçası” hükmündedir.
Ehliyeti Alman Ehliyetine Çevirme (Umschreibung) Süreci
Türkiye, maalesef Almanya’nın ehliyetini doğrudan (sınavsız) tanıdığı ülkeler listesinde değil. Bu yüzden süreci şu şekilde yönetmeniz gerekiyor:
Maliyet Ne Kadar?
Ehliyet değişim süreci, kurs ücretleri, sınav harçları ve alacağınız ek sürüş derslerine bağlı olarak 1.000 Euro ile 2.000 Euro arasında bir maliyet çıkarabilir.
Haber: Silayolu.com – Haber Merkezi
İskender Güngör DORTMUND
Dortmund Büyükşehir Belediyesi’nde faaliyet gösteren BVT Meclis Grubu (Bündnis für Vielfalt und Toleranz), 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Türkiye’nin ilk kadın doktoru olarak kabul edilen Dr. Safiye Ali’nin Dortmund’daki kabrini ziyaret etti.
Ziyarete meclis grubu üyeleriyle birlikte çok sayıda kadın da katıldı. Dr. Safiye Ali’nin mezarı başında çiçekler bırakıldı ve onun hayatı ile kadınların toplumdaki rolü üzerine kısa bir konuşma yapıldı.
BVT Meclis Grubu, üyesi Emre Güleç, mezar başında yaptığı konuşmada, kadınların toplumdaki eşit hakları ve görünürlüğü için verilen mücadelenin önemine dikkat çekti. Emre Güleç Dr. Safiye Ali’nin mezarına çelenk bıraktı.
Dr. Safiye Ali, kadınların eğitim ve sağlık alanında öncü isimlerinden biri olarak hem Türkiye’de hem de Almanya’da önemli bir iz bırakmıştır. Onun hayat hikâyesi, kadınların toplumsal hayata eşit katılımı ve fırsat eşitliği açısından bugün de ilham vermeye devam etmektedir.
DR. SAFİYE ALİ KİMDİR?
Safiye Ali (2 Şubat 1894 – 5 Temmuz 1952), Türkiye’nin ilk kadın tıp doktoru ve aynı zamanda Türkiye’de tıp eğitimi veren ilk kadın öğretim üyesi olarak bilinen önemli bir doktordur. İstanbul’daki Amerikan Kız Koleji’nden mezun olduktan sonra Almanya’da Würzburg Üniversitesi’nde tıp okudu. 1921’de doktor oldu, 1923’te İstanbul’da muayenehane açtı. Türkiye’de kadınların doktor olması çok yeni olduğu için başlangıçta hastalar ona güvenmekte zorlandı. Yoksul çocuklara yardım eden “Süt Damlası” bakım evlerinde görev yaptı ve bebek ölümlerini azaltmak için çalışmalar yaptı. Kadınların sosyal hakları ve sağlık konularında da faaliyet gösterdi.
Kanser nedeniyle Almanya’ya gitti. 1952 yılında Almanya’nın Dortmund şehrinde vefat etti.






Haber: Silayolu.com – İskender Güngör
Fotos: İskender Güngör
Bismillahirrahmanirrahim !
Ramazan’ın 19. Gününde Resûlullah sav. Nasıl İbadet Ederdi?
Peygamber Efendimiz Muhammed Ramazan’ın bütün günlerini büyük bir şuur, huşû ve takva ile geçirirdi. Fakat özellikle Ramazan’ın son günleri yaklaşınca ibadetlerinde daha büyük bir gayret gösterirdi.
Hz. Âişe validemiz şöyle rivayet eder:
“Resûlullah Ramazan’ın son on günü girince gecelerini ihya eder, ailesini uyandırır ve ibadet için daha fazla gayret gösterirdi.”
Bu hadis bize gösterir ki 19. gün, Efendimizin artık son on güne hazırlık yaptığı günlerdendir.
1. Oruçta Büyük Bir Hassasiyet
Resûlullah Muhammed sav orucu sadece açlık olarak değil, tam bir kulluk disiplini olarak yaşardı.
• Dilini boş sözden korurdu.
• Gıybetten ve kırıcı sözlerden uzak dururdu.
• Kalbini Allah’ın zikri ile diri tutardı.
Hatta şöyle buyurmuştur:
“Kim yalanı ve kötü davranışları terk etmezse, Allah’ın onun yemeyi içmeyi bırakmasına ihtiyacı yoktur.”
2. Kur’ân ile Daha Çok Meşgul Olurdu
Ramazan ayı Kur’ân ayıdır. Bu sebeple Peygamber Efendimiz Ramazan’da Kur’ân tilavetini artırırdı. Rivayetlere göre Cebrâil Aleyhisselâm ile Ramazan boyunca Kur’ân’ı mukabele ederdi.
3. Gece İbadetlerini Artırırdı
19.günden sonra Efendimiz geceleri daha uzun kıyam (namaz) ile geçirirdi. Çünkü bu günler Kadir Gecesi’nin aranacağı günlerdir.
Bu yüzden:
• Uzun teheccüd namazı kılar
• Çokça dua eder
• Gözyaşı ile Allah’a yönelirdi.
4. Ailesini de İbadete Teşvik Ederdi
Resûlullah sadece kendisi ibadet etmez, ailesini de uyandırır ve onları da ibadete teşvik ederdi. Bu, Ramazan’ın ailece yaşanan bir ibadet mevsimi olduğunu gösterir.
5. Sadaka ve Cömertliği Artardı
Efendimiz Ramazan’da özellikle daha çok sadaka verirdi. Sahabeler onun cömertliğini esen rüzgâra benzetmişlerdir.
Sonuç olarak:
Resûlullah’ın 19. gün ve sonrasındaki hali;
• Daha çok ibadet
• Daha çok Kur’ân
• Daha çok dua
• Daha çok sadaka
• Daha çok tefekkür
şeklinde olurdu.
Bu bize şu mesajı verir:
Ramazan’ın son günleri yaklaştıkça yorulmak değil, ibadette zirveye çıkmak gerekir.
Oruçlunun uykusu bile ibadettir diyor sevgili peygamberimiz hz Muhammed sav.
Yazan ve Hazırlayan: Mustafa Tunçer – Silayolu.com
Editör’ün Notu: Hocamız Ramazan Süresince Siz Değerli Okurlarımızı Bilgilendirecek, Sizden Gelen Soruları Cevaplandıracaktır.
Sorularınız için: Email: mustafa-tuncer@live.com
Ramazan Tuncer Hocanın Diğer Yazıları: Şehr-i Ramazan – 18. Günün Merhalesi: Nefisle Hesap Günü ! https://silayolu.com/haber/sehr-i-ramazan-18-gunun-merhalesi-nefisle-hesap-gunu.html
Almanya’nın Gelsenkirchen kenti, kalbi memleket sevdasıyla çarpan gurbetçilerimizin büyük buluşmasına sahne oldu. UID Ruhr Bölgesi tarafından düzenlenen iftar programı, Avrupa’daki Türk toplumunun birliğini ve gücünü bir kez daha gözler önüne serdi.

Ruhr Bölgesi Tek Yürek Oldu
UID (Uluslararası Demokratlar Birliği) Ruhr Bölge Başkanlığı’nın ev sahipliğinde gerçekleşen iftar programı, adeta bir “Gurbet Kurultayı” havasında geçti. Münster ve Essen Başkonsoloslarımızın yanı sıra Ankara’dan gelen temsilcilerle birlikte, Ruhr bölgesinde yaşayan vatandaşlarımız aynı sofrada ekmeğini paylaştı.
Dursun Baş: “Biz Sadece Bir Teşkilat Değil, Gönül Hareketiyiz”

Programın açılış konuşmasını yapan UID Ruhr Bölge Başkanı Dursun Baş, gurbette kimliğimizi korumanın önemine dikkat çekti. Baş, Sılayolu takipçilerinin de her zaman hassasiyet gösterdiği “Ana Dil” konusuna vurgu yaparak: “Çocuklarımıza Türkçeyi en güçlü şekilde öğretmek, onlara bırakacağımız en büyük mirastır. Biz burada sadece bir teşkilat değil, bir gönül hareketi olarak varız,” dedi.
Artık Misafir Değil, Karar Vericiyiz!
UID Genel Başkan Yardımcısı Halil Demir ise konuşmasında Avrupa’daki Türk toplumunun artık “geçici işçi” statüsünden çıktığını belirtti. Demir, üçüncü ve dördüncü nesil gençlerimizin Avrupa’da artık karar mekanizmalarında daha aktif rol alması gerektiğinin altını çizdi.
“65 Yıllık Başarı Hikayesi”

Münster Başkonsolosu Mehmet Özgün Arman, Türk toplumunun Almanya’daki 65 yıllık serüveninde akademiden siyasete kadar her alanda devleştiğini ifade etti. Gurbetçilerimizin iki ülke arasında yıkılmaz bir köprü olduğunu belirten Arman, vatandaşların her zaman yanında olduklarını söyledi.
Ankara’dan Selam Var

Programa katılan AK Parti Amasya Milletvekili Haluk İpek, gurbetçilerimize Türkiye’nin selamını getirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını ileten İpek, Avrupa’da yaşayan Türklerin hem kendi kültürlerini koruyup hem de yaşadıkları ülkelere kattıkları değerin takdire şayan olduğunu vurguladı.
















Haber: Silayolu.com -Redaksiyon / Sezai Koç
Fotolar: Mustafa Güleç
Belçika’dan Türkiye’ye doğru yola çıkan bir gurbetçimiz, Sırbistan’da yeni devreye giren “Akıllı Radar” sistemine takıldı. Hız ihlaliyle başlayan denetim, polisi bile şaşkına çeviren bir ihlaller zincirine dönüştü. Sonuç: Ağır para cezası, ehliyete el konulması ve sınır dışı!
Polisi Bile Hayrete Düşüren İhlaller Zinciri
2025 Noel tatilinde memleketine gitmek üzere yola çıkan 30 yaşındaki A.Y., Sırbistan’da gişeler arasında hız denetimine takıldı. Ancak Sırp polisinin durdurduğu araçta karşılaştığı manzara, sıradan bir hız ihlalinin çok ötesindeydi. Yapılan incelemelerde sürücünün sadece hızı değil, tüm güvenlik kurallarını hiçe saydığı ortaya çıktı.
Akıllı Radar Her Şeyi Kaydetti!
Sırbistan’ın tünellere, kavşaklara ve gişelere yerleştirdiği yapay zeka destekli yeni nesil kameralar, sürücünün kaçacak yerini bırakmadı. İşte A.Y.’nin dosyasına yansıyan trafik ihlalleri:
“Vandal Sürüş” Suçlaması ve Sınır Dışı
Olayın vahameti nedeniyle Sırp polisi, gurbetçi sürücü hakkında “Vandal/Saldırgan Sürüş” kapsamında suç duyurusunda bulundu. Mahkemeye çıkarılan A.Y.’ye ağır yaptırımlar uygulandı:
Yaşanan bu olay, “bir şey olmaz” diyerek yola çıkmanın ne kadar ağır sonuçlar doğurabileceğini gösteriyor. Sırbistan artık sadece hızı değil; emniyet kemerini, telefon kullanımını ve araç içindeki çocuk güvenliğini yapay zekalı kameralarla 9 farklı kural üzerinden denetliyor.
Editörün Uyarısı: Lütfen Dikkat !
Yaşadığı olayı Silayolu.com’a anlatan A.Y. “Gişeler arasında hız kontrolü yapıldığını ve telefonla konuşmanın bu kadar sıkı takip edildiğini bilmiyordum. Benim başıma geldi, başkasının canı yanmasın.”dedi.
Haber: Silayolu.com -Redaksiyon Sezai Koç
Foto: Temsili
Tüm gelişmelerden haberdar olmak için Silayolu.com Facebook @silayolu.com ve Instagram’da @silayolu_com sayfalarımızı takip edin…
YASAL UYARI: Bu haberin yayın hakkı www.silayolu.com sayfasına aittir. Kaynak gösterilmeden yayınlanması yasaktır.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.