14 Mart 2026 Cumartesi
Bu merhale, nefsin kırılma ve kalbin incelme merhalesidir. Günlerdir süren oruç, sabır ve ibadet insanın iç dünyasında büyük bir temizlik yapar.
SINIR TRAFİĞİNE NEFES ALDIRACAK PROJE
Türkiye'ye Giden Araçta 374 Bin Avro Nakit Para Ele Geçirildi.
Ramazan’ın yirmi üçüncü gününe ulaştık. Artık bu günler, kalbin arınması, ruhun dirilmesi ve kulun Rabbine yaklaşması günleridir.
HAYATIN İÇİNDEN: ‘’Halk oyunlarımızla insanları birleştiriyoruz’’
GURBETÇİLERİN TÜRKİYE YOLCULUĞU ÖNCESİ YAPMASI GEREKENLER
Şehr-i Ramazan’ın 24. Gününün Merhalesi
Bismillahirrahmanirrahim
Değerli okuyucularımız !
Ramazan-ı Şerif’in yirmi dördüncü gününe gelindiğinde mü’min artık bu mübarek ayın son iklimlerine yaklaşır. Kalpte hem bir sevinç hem de mahzunluk başlar. Sevinç vardır; çünkü kul bu rahmet mevsimine erişmiştir. Mahzunluk vardır; çünkü bu ilâhî misafir yavaş yavaş ayrılığa doğru yürümektedir.
Bu merhale, nefsin kırılma ve kalbin incelme merhalesidir. Günlerdir süren oruç, sabır ve ibadet insanın iç dünyasında büyük bir temizlik yapar. Dünya sevgisinin gürültüsü biraz susar, kalbin derinliklerinde ahiret düşüncesi daha gür duyulmaya başlar.
Nitekim Muhammad (s.a.v) Ramazan’ın son günlerine yaklaşıldığında ibadetini daha da artırırdı. Rivayetlerde anlatılır ki:
“Son on gün girince gecelerini ihya eder, ailesini uyandırır ve ibadete daha fazla sarılırdı.”
Çünkü bu günler, Kadir Gecesi’nin saklı olduğu günlerdir. Bir ömre bedel olan o geceye ulaşabilmek için mü’min artık kalbini daha fazla arındırmaya çalışır.
Ramazan’ın bu merhalesinde kul kendisine şu soruyu sormalıdır:
•Dilim Ramazan boyunca ne kadar temiz kaldı?
•Kalbim kin, haset ve kırgınlıklardan ne kadar arındı?
•Kur’an ile olan bağım ne kadar kuvvetlendi?
•Fakir ve muhtaçların hâlini ne kadar hissedebildim?
Çünkü oruç, sadece açlık değildir. Oruç; sabırdır, merhamettir, nefsin dizginlenmesidir ve kalbin Allah’a yönelmesidir. Aç kalan beden aslında ruhu uyandırmak için bir vesiledir.
Bu günler aynı zamanda tevbe ve muhasebe günleridir. Kul geçmişine bakar, hatalarını görür ve Rabbine yönelir. Çünkü Allah Teâlâ, Ramazan’da kullarına rahmet kapılarını sonuna kadar açmıştır.
Bu merhalenin sırrı şudur:
Ramazan’ın sonuna yaklaştıkça ibadet artmalı, kalp daha çok yumuşamalı, dua daha çok derinleşmelidir. Çünkü belki de bu günlerde yapılan bir dua, insanın kaderini değiştirecek kadar büyük bir kabul kapısına ulaşabilir.
Dua:
“Allah’ım! Ramazan’ın bu derin günlerinde kalplerimizi sana yönelt. Nefsimizin karanlığından bizi kurtar. Bizi Kadir Gecesi’ne ulaştır, o gecenin affına ve rahmetine nail eyle. Oruçlarımızı, dualarımızı ve gözyaşlarımızı kabul eyle.”
🌙 Rabbim Ramazan’ın 24. gününü kalplerin arındığı, günahların affedildiği ve kulluğun derinleştiği bir merhale eylesin. Âmin.
Yazan ve Hazırlayan: Mustafa Tunçer – Silayolu.com
Editör’ün Notu: Hocamız Ramazan Süresince Siz Değerli Okurlarımızı Bilgilendirecek, Sizden Gelen Soruları Cevaplandıracaktır.
Sorularınız için: Email: mustafa-tuncer@live.com
Ramazan Tuncer Hocanın Diğer Yazıları: Ramazan’ın yirmi üçüncü gününe ulaştık. Artık bu günler, kalbin arınması, ruhun dirilmesi ve kulun Rabbine yaklaşması günleridir.
Avrupa’dan ana vatana doğru binlerce kilometrelik o meşhur yolculuğa çıkarken, artan akaryakıt fiyatları hepimizin malumu. Ancak sürüş alışkanlıklarınızda ve araç hazırlığınızda yapacağınız küçük değişikliklerle, Türkiye yolunda ciddi bir yakıt tasarrufu sağlamanız mümkün.
İşte her damla yakıtın hesabını yapanlar için altın değerinde tavsiyeler:
Sıla Yolu’na çıkarken aracın dolu olması kaçınılmaz, ancak “belki lazım olur” diyerek yanımıza aldığımız fazlalıklar bize ekstra maliyet olarak geri dönüyor.
Aracınızın teknik durumu, yakıtı ne kadar verimli yaktığını doğrudan belirler. Sınır kapılarında saatlerce bekleyecek olan motorun nefes alması gerekir.
Avrupa’dan ana vatana doğru binlerce kilometrelik o meşhur yolculuğa çıkarken, artan akaryakıt fiyatları hepimizin malumu. Ancak sürüş alışkanlıklarınızda ve araç hazırlığınızda yapacağınız küçük değişikliklerle, Türkiye yolunda ciddi bir yakıt tasarrufu sağlamanız mümkün.
İşte her damla yakıtın hesabını yapanlar için altın değerinde tavsiyeler:
Sıla Yolu’na çıkarken aracın dolu olması kaçınılmaz, ancak “belki lazım olur” diyerek yanımıza aldığımız fazlalıklar bize ekstra maliyet olarak geri dönüyor.
Aracınızın teknik durumu, yakıtı ne kadar verimli yaktığını doğrudan belirler. Sınır kapılarında saatlerce bekleyecek olan motorun nefes alması gerekir.
Modern araçlardaki teknolojiler sadece konfor için değil, aynı zamanda ekonomi içindir.
Editörün Notu: Yolculuk öncesi lastik basınçlarınızı da kontrol etmeyi unutmayın! Doğru hava basıncı hem güvenliğiniz hem de cebiniz için kritiktir. Hayırlı yolculuklar dileriz! Sistemleri
Modern araçlardaki teknolojiler sadece konfor için değil, aynı zamanda ekonomi içindir.
Yolculuk öncesi lastik basınçlarınızı da kontrol etmeyi unutmayın! Doğru hava basıncı hem güvenliğiniz hem de cebiniz için kritiktir. Hayırlı yolculuklar dileriz!
Haber: Silayolu.com – Redaksiyon / Sezai Koç
SilaYolu.com / Avrupa
Avrupa Birliği, sürücüler için yeni bir düzenleme paketini hayata geçirmeye hazırlanıyor. Planlanan reformlara göre 2030 yılına kadar dijital ehliyet uygulaması devreye girecek, ağır trafik ihlallerinde verilen sürüş yasakları tüm AB ülkelerinde geçerli olacak. Ayrıca genç sürücüler ve profesyonel şoförler için de yeni düzenlemeler gündemde.
Avrupa Parlamentosu’nun hazırladığı düzenlemeye göre 2030 yılına kadar tüm AB ülkelerinde geçerli olacak ortak bir dijital ehliyet sistemi oluşturulması planlanıyor.
Yeni sistemde sürücüler ehliyetlerini akıllı telefonları üzerinden dijital olarak gösterebilecek. Ancak isteyenler için mevcut plastik ehliyet kartı da kullanılmaya devam edecek. Dijital ve fiziksel ehliyetlerin hukuki geçerliliği aynı olacak.
Yeni düzenlemelerin en dikkat çeken maddelerinden biri ise trafik suçlarına verilen cezaların AB genelinde geçerli olması.
Alkol veya uyuşturucu etkisi altında araç kullanma, ölümle sonuçlanan kazalar ya da aşırı hız gibi ağır ihlallerde verilen sürücü belgesi iptali veya araç kullanma yasağı, sadece ihlalin gerçekleştiği ülkede değil tüm Avrupa Birliği ülkelerinde uygulanabilecek.
Planlanan reform kapsamında refakatli sürüş sistemi tüm AB ülkelerinde yaygınlaştırılacak.
Bu uygulama sayesinde genç sürücüler, deneyimli bir sürücünün gözetiminde direksiyon başına geçerek daha erken yaşta pratik yapabilecek. Böylece genç sürücüler tatil veya seyahat sırasında diğer AB ülkelerinde de aynı sistemden faydalanabilecek.
Yeni kurallara göre mesleki sürücüler için yaş sınırları da değişecek:
Bu düzenleme ile Avrupa’daki profesyonel sürücü açığının azaltılması hedefleniyor.
AB’nin planladığı düzenlemeye göre sürücü kurslarında da bazı konulara daha fazla ağırlık verilecek.
Özellikle şu başlıklar eğitim programlarında daha kapsamlı işlenecek:
Amaç, sürücülerin trafik güvenliği konusunda daha bilinçli yetişmesini sağlamak.
Yeni düzenleme ile B sınıfı ehliyete sahip sürücüler için de önemli bir değişiklik gündemde.
Buna göre sürücüler, belirli bir ek eğitim veya sınavın ardından 4,25 tona kadar araç kullanabilecek. Bu düzenlemenin özellikle karavan kullanıcıları için kolaylık sağlaması bekleniyor.
Yeni kurallarda belirli bir yaştan sonra zorunlu sağlık kontrolü getirilmesi planlanmıyor. Bu konuda karar yetkisi her ülkenin kendi ulusal mevzuatına bırakılacak.
Alman otomobil kulübü ADAC’a göre bu düzenlemelerin yürürlüğe girmesi durumunda Almanya’da kısa vadede büyük bir değişiklik beklenmiyor.
Söz konusu reform paketi, Avrupa Birliği’nin trafik güvenliği stratejisinin bir parçası olarak hazırlanıyor.
AB’nin hedefi, 2030 yılına kadar trafik kazalarında hayatını kaybedenlerin sayısını yarıya indirmek ve uzun vadede Avrupa yollarında sıfır can kaybına ulaşmak.
Resmi verilere göre 2024 yılında Avrupa Birliği genelinde trafik kazalarında yaklaşık 19 bin 940 kişi hayatını kaybetti. Bu rakam, bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 2’lik bir düşüş anlamına geliyor.
Haber:Silayolu.com – Haber Merkezi
İlhan Kılıç – Murat Ali Blach – Dortmund
Türkiye Cumhuriyeti Essen Başkonsolosluğu tarafından düzenlenen iftar programı, Almanya’nın Dortmund kentinde geniş katılımla gerçekleştirildi. Ramazan ayının manevi atmosferinde düzenlenen program, sivil toplum temsilcileri, davetliler ve vatandaşları aynı sofrada buluşturdu.
Dortmund’ta düzenlenen iftar programının sunuculuğunu Dortmund Eving Selimiye Camii Din Görevlisi Süleyman Baysal üstlendi. Program, 2017 Dünya Kur’an-ı Kerim Okuma Birincisi ve İstanbul Kozyatağı Camii İmamı Habip Deveci’nin Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı.
Programda ayrıca tasavvuf musikisi dinletisi de yer aldı. İlahi grubunda solist olarak Ömer Faruk Varlı sahne alırken, kanunda Mustafa Azam Haliloğlu, bendirde ise Ramazan Görmüş eşlik etti. Akşam ezanı ise Nuri Garbetoğlu tarafından okundu.
İftar programında konuşan Türkiye Cumhuriyeti Essen Din Hizmetleri Ataşesi İbrahim Halil Karaman, Ramazan ayının birlik ve dayanışma ruhuna vurgu yaptı.
Karaman konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Aynı sofrayı paylaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bulunduğumuz bu coğrafyada çok kültürlü bir toplumun parçası olarak barışa ve kültüre katkı sunmaya çalışıyoruz.”
Karaman ayrıca programın hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür etti.
Programda söz alan Türkiye Cumhuriyeti Essen Başkonsolosu Taylan Özgür Aydın da yaptığı konuşmada Almanya’da yaşayan Türk toplumunun bulundukları ülkede önemli hizmetler gerçekleştirdiğini vurguladı.
Başkonsolos Aydın, sivil toplum kuruluşlarının birlik ve beraberliği güçlendirmedeki rolüne dikkat çekti.
Konuşmasında Türkiye’de yaşanan deprem süreci ve seçim döneminde toplumun sergilediği dayanışmayı da hatırlatan Aydın, önümüzdeki dönemde Essen Başkonsolosluğu’nun açılışı ve Türk göçünün 65. yılı kapsamında çeşitli etkinliklerin düzenleneceğini ifade etti.
Bu etkinliklerin ilk ayağının Essen Filarmoni salonunda gerçekleştirileceğini belirten Aydın, sanatseverleri programa davet ederek destek beklediklerini söyledi.
Konuşmasında uluslararası gelişmelere de değinen Başkonsolos Aydın, özellikle Gazze’de yaşanan olayların bölgedeki gerilimi artırdığına dikkat çekti. Türkiye’nin bölgede tansiyonun düşürülmesi için diplomatik girişimlerini sürdürdüğünü ifade etti.
Konuşmaların ardından salonda tasavvuf musiki dinletisi devam ederken, akşam ezanının okunmasıyla birlikte davetliler oruçlarını açtı.
Yemek duası ise Lünen Selimiye Camii Din Görevlisi ve Ataşe Vekili Yusuf İncegeliş tarafından yapıldı.
Dortmund’ta düzenlenen iftar programı, davetlilerin sohbetleri ve Ramazan’ın manevi atmosferi eşliğinde sona erdi.









Haber: Silayolu.com – Haber Merkezi
Foto: İlhan Kılıç – Murat Ali Blach
Alman otomotiv devi Volkswagen Grubu, 2030 yılına kadar Almanya operasyonlarında yaklaşık 50 bin çalışanıyla yollarını ayıracağını resmen duyurdu. CEO Oliver Blume, yıllardır süregelen iş modelinin artık işlevini yitirdiğini belirterek acı reçeteyi açıkladı.
WOLFSBURG – Avrupa’nın en büyük araç üreticisi Volkswagen Grubu (VW), küresel pazardaki daralma, Çinli üreticilerin agresif fiyat rekabeti ve artan maliyetler nedeniyle devasa bir tensikat planını yıllık faaliyet raporuyla resmileştirdi. Bünyesinde Audi, Porsche, Bentley, Seat ve Skoda gibi markaları bulunduran grup, 2030 yılına kadar kademeli olarak istihdam azaltımına gidecek.
Şirketin paylaştığı rakamlar krizin derinliğini gözler önüne seriyor. 2024 yılında %5,9 olan kar marjı, 2025 sonunda %2,8’e kadar geriledi. Net karın ise bir önceki yıla göre %44,3 oranında azalarak 6,9 milyar avroya düştüğü açıklandı. Bu sert düşüş, tasarruf tedbirlerini kaçınılmaz hale getirdi.
İşten çıkarmaların büyük çoğunluğu ana merkez olan Almanya’da gerçekleşecek. İşte markalara göre beklenen tablo:
Volkswagen yönetimi, sosyal barışı korumak adına işten çıkarmaların “zorunlu fesih” şeklinde olmayacağını vurguladı. Süreç; erken emeklilik teşvikleri, kıdem tazminatı paketleri ve gönüllü ayrılık anlaşmaları yoluyla yürütülecek. Şirket bu hamleyle yıllık 15 milyar avro tasarruf sağlamayı hedefliyor.
CEO Oliver Blume, hissedarlara yazdığı mektupta çarpıcı bir özeleştiri yaptı:
“Avrupa pazarında Çinli üreticilerin fiyat baskısıyla karşı karşıyayız. Almanya’yı bir iş merkezi olarak ayakta tutan eski iş modelimiz artık işlevini yitirdi. Kendimizi onlarla kıyaslamalı ve maliyetlerimizi düşürerek mücadele etmeliyiz.”
Almanya’da özellikle Wolfsburg, Ingolstadt ve Stuttgart gibi şehirlerdeki fabrikalarda binlerce Türk vatandaşı istihdam ediliyor. Bu dev tensikat planı, bölgedeki Türk toplumunun ekonomik geleceğini de yakından ilgilendiriyor. Uzmanlar, özellikle emekliliği yaklaşan çalışanlar için sunulacak teşvik paketlerinin dikkatle takip edilmesi gerektiğini belirtiyor.
Haber: Sılayolu.com – Habermerkezi
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.