DOLAR 44,0754 0.17%
EURO 51,2133 0.04%
ALTIN 7.301,061,68
BITCOIN 3011019-3.66389%
SılaYolu Haber Merkezi

SılaYolu Haber Merkezi

06 Mart 2026 Cuma

YTB’den Bayırbucak’ta 500 Kişilik Kardeşlik İftarı

YTB’den Bayırbucak’ta 500 Kişilik Kardeşlik İftarı
0

BEĞENDİM

Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB), Suriye’nin Bayırbucak bölgesindeki Burç İslam kasabasında soydaşlarımızın, şehit ailelerinin, Türkiye mezunlarının, ihtiyaç sahiplerinin ve bölge halkının katılımıyla 500 kişilik bir iftar programı düzenledi.

Düzenlenen iftar programı ile Suriyeli soydaşlarla bağların kuvvetlendirilmesi, Türkiye mezunları ile bir araya gelinmesi ve bölgedeki ileri gelenlerle iletişim kanallarının güçlendirilmesi amaçlandı.

Programda konuşan YTB Başkanı Abdulhadi Turus, Suriye’nin son 13 yılda ağır bir imtihandan geçtiğini belirterek, “Savaş gördü, sürgün gördü, yıkım gördü. Ama onurunu kaybetmedi. Kimliğini kaybetmedi. Kardeşliğini kaybetmedi.” dedi.

Turus, yıllarca süren çetin hak mücadelesinde yaşanan acıların ve çekilen çilelerin özgür, inancını ve ruhunu koruyan bir Suriye için verildiğine tüm dünyanın şahit olduğunu ifade ederek, “Bu uğurda canını feda eden aziz Suriyeli şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Bu uğurda hiç düşünmeden öne atılan gazilerimizin hakkı çok büyüktür. Allah her birinden razı olsun.” diye konuştu.

Bayırbucak Türkmenlerinin bu direncin en önemli temsilcilerinden biri olduğunu vurgulayan Turus, Türkmenlerin kimliklerini ve tarihlerini koruyarak büyük bir mücadele ortaya koyduklarını söyledi. Turus, “Türkmen olmak vefadır, sadakattir, zor zamanlarda dimdik durabilmektir. Biz dirayetinize de, dostluğunuza da, inancınıza da şahidiz.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin Suriye’yi hiçbir zaman yalnızca bir sınır komşusu olarak görmediğini dile getiren Turus, iki ülke arasındaki bağın diplomatik metinlerin ötesinde bin yıllık ortak tarihten, ortak acılardan ve sevinçlerden doğduğunu belirtti.

Turus ayrıca, bu bağı ve emaneti hiçbir zaman unutmayan ve uluslararası platformlarda Özgür Suriye’yi güçlü şekilde dile getiren kişinin Recep Tayyip Erdoğan olduğunu aktardı.

Programda konuşan Lazkiye Valisi Muhammed Osman da YTB ile düzenlenen kardeşlik iftarına katılmaktan onur duyduklarını belirterek, Bayırbucak Türkmenleri ile Türkiye’den gelen misafirlerin güzel bir ortamda iftar sofrasında bir araya geldiğini söyledi. Osman, bu tür programların Suriye ve Türkiye halkları arasındaki yakınlaşmayı güçlendireceğini, kardeşlik ve sevgi bağlarını pekiştireceğini vurguladı.

Kardeşlik bağlarının güçlenmesine vurgu yapan Halep Başkonsolosu Muammer Hakan Cengiz ise, böylesine samimi bir kardeşlik ikliminde düzenlenen iftar programına katılmaktan büyük mutluluk duyduğunu belirterek, bu tür buluşmaların birlik, dayanışma ve ortak değerlerin pekişmesine önemli katkı sunduğunu ifade etti.

Devamını Oku

UID Düsseldorf bölgesinden iftar

UID Düsseldorf bölgesinden iftar
0

BEĞENDİM

Kısa adı UID olan Uluslararası Demokratlar Birliği, Düsseldorf Bölgesi, Duisburg DİTİB Merkez Camii salonunda iftar yemeği verdi.

UID Düsseldorf bölgesinin organize ettiği iftar programına T.C. Düsseldorf Başkonsolosu Ali İhsan İzbul, UID halkla ilişkiler genel başkan yardımcısı Ali Kılınç, UID Düsseldorf bölge başkanı Tahsin Karayel, UID Düsseldorf bölgesi kadın kolları başkanı Fadime Karahan, Duisburg belediye meclis üyesi Muhammet Keteci (SPD), Duisburg uyum meclisi üyesi Canan Çelik (ABI), bölgede faaliyet gösteren sivil toplum kuruluş temsilcileri ve iş insanları katıldılar.

Medeniyetin temsilcileriyiz

DİTİB Merkez Camii din görevlisi Niyazi Tok’un Kuran-I Kerim tilaveti okumasıyla başlayan iftar programının selamlama konuşmasını yapan UID genel başkan yrd. Ali Kılınç, içinde bulunduğumuz mübarek ayın kardeşlik, dayanışma, birlik ve hoş görünün yaşanması olduğunu vurgulayarak, ”teşkilat olarak gönül birliği içinde faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Bizler buradaki sorumluluğumuzun bilincinde olmalıyız. Hepimiz bir medeniyetin temsilcisiyiz. Türkiye ile Almanya arasında kültür köprüsü ve gönül elçisiyiz. Bu mübarek günde bombalar altındaki dindaşlarımız için de dualarımızı yapıp bir an evvel huzura kavuşmalarını bekliyoruz” şeklinde konuştu.

UID Düsseldorf bölge başkanı Tahsin Karayel, davetlilerin katılarak salonu doldurmalarından dolayı memnuniyetini belirterek, ”Mübarek Ramazan ayına özgün programlar gerçekleştirerek insanlarla içiçe olmak ve ortak meselelerimizi birlikte konuşup çözüm odaklı arayış içinde olmak durumundayız. Gönül bağımızı güçlendirmeliyiz” şeklinde konuştu.

Duisburg belediye meclis üyesi Muhammed Keteci ve Uyum meclisi üyesi Canan Çelik, yerel siyaset ve belediye meclisindeki çalışmalar hakkında kısaca bilgi verdiler.

”Türkçe derslerine kayıt yaptırın”

T.C. Düsseldorf Başkonsolosu Ali İhsan İzbul, UID Düsseldorf bölge teşkilatlarının iftar daveti için teşekkür ederek, ”sivil toplum kuruluşlarının güçlenmesi önemli. UID bölgemizin önde gelen kuruluşu. STK’ların güçlenmesi önemli. Diaspora adına büyük önem arz ediyor. Başkonsolosluğumuz her daim vatandaşlarımızın yanında. Medyanın da güçlü tutulması önemli. Acil durumlar da, vatandaşlarımızın, bize anında ulaşması için gerekli imkanların oluşturulması adına çabamız devam ediyor. Milli Bayramlarımızı Başkonsolosluğumuzda kutluyoruz ve ailece katılımdan dolayı da memnun oluyoruz ve Başkonsolosluğumuza bekliyoruz” şeklinde konuştu.

İftar programında yemekten sonra, Türk çayı eşliğinde sohnetler yapılıp, hatıra fotoğrafları çektirildi.

Ali Osman DOĞAN / DUISBURG

Devamını Oku

Bir Yılan Hikayesi ! Ahmet Külahçı Yazdı

Bir Yılan Hikayesi ! Ahmet Külahçı Yazdı
0

BEĞENDİM

Kısa bir süre önce “Yurt Dışı Seçim Bölgesi” oluşturularak, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) yurt dışında yaşayan Türklerin de temsil edilmesini içeren bir yazım yayımlanmıştı. “Tam bir yılan hikayesi” başlıklı bu yazımda, bu konunun 1995 yılından beri gündemde olduğuna ve 2008 yılından beri de “oyalandığına” dikkat çekmiştim.

Bu yazım yayımlandıktan kısa bir süre sosyal medyada şöyle bir paylaşım okudum: “Kayınpederim altmışlı yıllarda misafir işçi olarak Almanya’ya geldi. Çok sayıda seçim yaşadı, pek çok toplumsal değişime tanık oldu; fakat hiçbir zaman oturduğu mahallede kendi temsilcisini seçme hakkına sahip olamadı…

Öte yandan, çelişkili bir biçimde, Avrupa Birliği üyesi ülkelerden gelenlere doksanların başında yerel seçim hakkı tanındı. Bu durum, topluluklar arasında açıkça bir ayrımcılığa yol açtı ve Anayasa’daki eşitlik ilkesinin zedelenmesine sebep oldu. Sonuç olarak, kayınpederim gibi milyonlarca insan Alman toplumu içinde yaşamasına rağmen, siyasi haklardan mahrum bırakıldı; Alman halkından sayılmadı…

Kayınpederim, yetmişlerin başından beri aynı apartmanda oturduğu İtalyan ve Polonyalı komşularıyla birlikte benzer bir göçmen deneyimi yaşadı. Ancak İtalyan komşusu doksanlardan, Polonyalı komşusu ise milenyumdan beri oy kullanabiliyor ve seçilebiliyor. Belki onun için  beş-altı yıl beklemek anlaşılabilirdi, fakat altmış yıl aynı şehirde yaşayıp hâlâ oy hakkı olmaması, demokrasi adına büyük bir eksiklik değil midir? Bu durum özgürlükçü demokrasi anlayışıyla ve ilkeleriyle nasıl bağdaştırılabilir? İnsan onurunu maddi ve manevi açıdan her şeyin üstünde tutan bir demokrasi, halklar arasında ayrımcılık yapabilir mi?”  Bu paylaşım, 2011-2015 yıllarında başkent Berlin’de, 2025-2024 yıllarında da Köln’de Yunus Emre Enstitüsü (YEE) Müdürü olarak görev yapan siyaset bilimci Dr. Yılmaz Bulut’a aitti. Evet…  Bu da “tam bir yılan hikayesidir”.

Resmi verilere göre 83.5 milyon nüfuslu Almanya’da 25.2 milyonun üzerinde göçmen kökenli insan yaşamaktadır.  Bunlardan 13 milyonundan fazlası Alman vatandaşı, diğerleri de “yabancı” statüsündedir. Bu ülkede yarıdan fazlası Alman vatandaşı olan 3.5 milyona yakın Türkiye kökenli insan yaşamaktadır. Yıllardır burada yaşayan, bu ülkenin bugünkü refah düzeyine ulaşmasında değerli katkılarda bulunan Türk vatandaşları, Almanya’da yerel düzeyde bile seçimlere katılma hakkına hala sahip değildir.  Almanya’da yabancılara yerel seçim hakkı verilmesi 1970’li yılların ortalarından beri gündemdedir.

İlk kez Sosyal Demokrat Parti’nin (SPD) ağırlıklı olduğu Schleswig Holstein Eyalet Parlamentosu, 14 Şubat 1989’da eyalette en az 5 yıldır yasal olarak yaşayan tüm yabancılara yerel seçimlere katılma hakkı verilmesini karara bağladı.

20 Şubat 1989’da da SPD ve Hür Demokrat Parti’nin (FDP) desteğiyle Hamburg Eyalet Parlamentosu en az 8 yıldır yasal olarak yaşayan tüm yabancılara yerel seçime katılma hakkı verilmesini kararlaştırdı. Tabii Hıristiyan Demokrat/Hıristiyan Sosyal Birlik Partileri (CDU/CSU) buna itiraz etti. Ve Federal Anayasa Mahkemesi, 31 Ekim 1990’da iki eyaletin kararını da Alman Anayasa’nın 20. maddesindeki “halk” kavramıyla bağdaşmadığı gerekçesiyle devre dışı bıraktı. Ama aradan çok geçmedi ve 7 Şubat 1992 tarihinde Avrupa Konseyi tarafından imzalanan Maastricht Sözleşmesi ile AB vatandaşlarına 3 aydan fazla yaşadıkları başka bir AB ülkesinde yerel seçimlere katılma hakkı verildi.

O zamanlar, “Daha 15 ay önce Alman Anayasası’ndaki ‘halk’ kavramıyla bağdaşmadığı kararı veren Federal Anayasa Mahkemesi yargıçları, birden suspus oluverdi. Hiçbirinin de doğru dürüst sesi çıkmadı. Yani bir anda hem Alman yargıçların hem de Alman politikacıların ‘halk’ anlayışı değişiverdi” diye yazmıştım.  Evet… Almanya’da yaşayan 5 milyondan fazla AB vatandaşı ile AB üyesi olmayan Norveç ve İsviçre vatandaşları da seçme ve seçilme hakkına sahip oldukları halde, aralarında Türk vatandaşlarının da bulunduğu “üçüncü ülkelerden gelen” milyonlarca insan bu haktan yoksundur.  Bu insanlara demokratik katılım hakkı verilmemektedir.

Bu apaçık ayrımcılıktır.  Bu aynı zamanda Alman Anayasası ihlalidir. Çünkü Alman Anayasası’nın 3’üncü maddesinde Almanya Federal Cumhuriyeti’nin 23 Mayıs 1949 tarihinde resmen kuruluşundan bu yana “Bütün insanlar yasa önünde eşittir. Erkek ve kadınlar eşittir. Cinsiyeti, soyu, ırkı, dili, yurdu, kökeni, dini, inancı ve siyasi görüşleri dolayısıyla kimse mağdur edilemez ve hiç kimseye imtiyaz tanınamaz” yazılıdır.

AB üyesi 27 ülkenin 14’ünde milliyet ayırımı yapılmadan tüm yabancılara yerel seçimlere katılma hakkı verilmektedir. İsveç’te yaşayan tüm yabancılar 1975 yılından beri bu hakka sahiptir. Danimarka 1981, Hollanda 1985 ve Finlandiya 1991 yılında tüm yabancılara bu hakkı vermiştir. Belçika, Estonya, İrlanda, İspanya, Litvanya, Macaristan, Portekiz, Slovakya, Slovenya da öyle. Almanya ise bu hakkın verilmemesinde hala direnmektedir. Bu “siyasi ayrımcılık”, özgürlükçü demokratik hukuk devleti olan Almanya Federal Cumhuriyeti’ne hiç yakışmamaktadır. Bu, Almanya’nın ayıbıdır… Bu, Almanların ayıbıdır… Bu ayıp giderilmelidir… Hem de zaman kaybetmeden…

Ahmet KÜLAHÇI

Foto: Adope Express

Devamını Oku

2,6 Milyon Sürücü İçin Ucuz Akaryakıt Fırsatı!

2,6 Milyon Sürücü İçin Ucuz Akaryakıt Fırsatı!
0

BEĞENDİM

Almanya’da artan akaryakıt fiyatları sonrası gözler komşu ülkelere çevrildi. Yapılan son araştırmalara göre, Almanya’daki yaklaşık 2,6 milyon araç sahibi, sınırın ötesinde çok daha uygun fiyatlara depo doldurma imkanına sahip. Ancak uzmanlar uyarıyor: Her sınır geçişi kâr ettirmiyor!

Sınırda Yakıt Tasarrufu Mümkün mü?

BBE danışmanlık şirketinin verilerine göre, Almanya’daki araçların yaklaşık yüzde 5,4’ü (her 20 araçtan biri), akaryakıtın daha ucuz olduğu komşu ülke sınırlarına yakın bölgelerde kayıtlı. Özellikle Türkiye yolculuğuna çıkacak olan gurbetçilerimiz için bu rotalar büyük önem taşıyor.

Öte yandan, her komşu ülke “ucuz yakıt” anlamına gelmiyor. Yaklaşık 1 milyon araç sahibi ise akaryakıtın Almanya’dan daha pahalı olduğu ülkelerin sınırında yaşıyor.

Güncel Fiyatlar Cep Yakıyor

Bölgedeki gerilimlerin enerji piyasasına yansımasıyla fiyatlar zirve yapmış durumda. 4 Mart 2026 itibarıyla Almanya’daki ortalama fiyatlar şu şekilde:

  • Süper E5: 1,963 Euro
  • Dizel: 1,934 Euro

Bu Ülkelerde Yakıt Fiyatları Almanya’dan Daha Ucuz

ÜlkeSuper (Euro pro Liter)Diesel (Euro Litre Fiyatı)
Polen1,3551,418
Tschechien1,4251,373
Luxemburg1,4841,466
Österreich1,6081,680
Frankreich1,8221,837
Belgien1,6041,718

Tasarruf Etmek İsterken Zarar Etmeyin!

https://www.google.com/search?q=S%C4%B1layolu.com olarak sürücülerimizi uyarıyoruz: Sırf ucuz yakıt almak için kilometrelerce yol kat etmek her zaman mantıklı olmayabilir.

Dikkat etmeniz gerekenler:

  1. Fiyat Farkı: Komşu ülkedeki fiyat farkı litre başına sadece birkaç sent ise, fazladan yaptığınız yol bu farkı eritebilir.
  2. Depo Durumu: Sınır ötesi yakıt alımı, ancak deponuz neredeyse boşsa ve yolunuzun üzerindeyse gerçek bir tasarruf sağlar.
  3. Ülke Seçimi: Bazı komşu ülkelerde fiyatlar Almanya’dan bile yüksek olabilir. Yola çıkmadan önce güncel fiyatları mutlaka kontrol edin.

Editörün Notu: Sılayolu yolculuğunuzda en güncel akaryakıt fiyatlarını ve sınır kapılarındaki son durumu takip etmek için bizi izlemeye devam edin.

Bu konu hakkında sizin bölgenizde fiyatlar nasıl? Yorumlarda bizimle paylaşın.

Kaynak Gösterilmeden Yayınlanması Yasaktır.

Kaynak: Turkiyeyolyardimi.com / Haber: Silayolu.com – Redaksiyon Sezai Koç

Resim: Temsili

Devamını Oku

Cuma Gününe Dikkat! NRW’de Toplu Taşıma Durma Noktasına Gelecek

Cuma Gününe Dikkat! NRW’de Toplu Taşıma Durma Noktasına Gelecek
0

BEĞENDİM

Kuzey Ren-Vestfalya (NRW) eyaletinde yaşayan milyonlarca yolcuyu ve yolcuları zor bir gün bekliyor.

Cuma günü toplu taşımada yine grev var.

Sendika ve işverenler arasındaki görüşmelerin tıkanması üzerine, 6 Mart Cuma günü ulaşımda büyük bir grev dalgası başlıyor.

BOCHUM – Almanya’nın en yoğun nüfuslu eyaleti olan Kuzey Ren-Vestfalya’da toplu taşıma çalışanları yeniden iş bırakıyor. Komünal İşverenler Birliği (KAV NRW) ile Verdi sendikası arasında yürütülen toplu sözleşme görüşmelerinin ikinci turundan da sonuç çıkmaması, grev kararlarını beraberinde getirdi.

Hangi Şehirlerde Ulaşım Duracak?

Verdi sendikasından yapılan açıklamaya göre, 6 Mart Cuma günü özellikle şu şehirlerde hayatın yavaşlaması bekleniyor:

  • Köln (KVB)
  • Bonn (SWB)
  • Monheim

Bu şehirlerde belediyelere bağlı otobüs ve tramvay (Stadtbahn) seferlerinin sabahın erken saatlerinden gece geç saatlere kadar büyük ölçüde iptal edileceği duyuruldu.

Tren ve S-Bahn Seferleri Etkilenecek mi?

Grev, sadece belediye şirketlerini (KVB ve SWB gibi) kapsıyor. Bu nedenle:

  • DB (Alman Demiryolları) tarafından işletilen S-Bahn hatları,
  • Bölgesel trenler (RE ve RB) bu grevden etkilenmeyecek.

Ancak, şehir içi aktarmalar ve otobüs bağlantıları kesileceği için ana istasyonlarda (Hauptbahnhof) aşırı yoğunluk oluşması bekleniyor.

Sendikanın Talebi: “37 Saat Çalışma”

Yaklaşık 30 bin çalışanı ilgilendiren görüşmelerde ana anlaşmazlık noktası çalışma saatleri. Verdi sendikası, çalışanların haftalık mesaisinin maaş kesintisi olmadan 39 saatten 37 saate düşürülmesini talep ediyor. İşveren tarafı ise bu talebin maliyetleri çok artıracağını savunuyor.

Yolculara Önemli Uyarılar

Cuma günü yola çıkacak olanların mağdur olmaması için şu önlemleri alması tavsiye ediliyor:

  1. Alternatif Güzergahlar: Gideceğiniz yere otobüs/tramvay yerine S-Bahn veya bölgesel trenlerle ulaşıp ulaşamayacağınızı kontrol edin.
  2. Uygulamaları Takip Edin: “DB Navigator” veya “VRS” mobil uygulamalarından seferlerin güncel durumunu anlık olarak izleyin.
  3. Erken Çıkın: Trafikteki araç sayısının artması beklendiği için özel araçlarıyla yola çıkacakların gecikmeleri hesaba katması gerekiyor.

Taraflar arasında uzlaşma sağlanamazsa, önümüzdeki günlerde grevlerin diğer şehirlere de sıçrayabileceği belirtiliyor.

Kaynak: WDR – Haber: Silayolu.com – Redaksiyon: Sezai Koç

Foto: Temsili

Devamını Oku