10 Ekim 2026 Cumartesi
Almanya’da dev insan kaçakçılığı operasyonu: 12 eyalette 100’den fazla adrese baskın, 10 kişi gözaltında
29 Yaşındaki Gurbetçi Genç Karakolda Hayatını Kaybetti
Kadir Gecesi’nin özü kalbin Allah’a yönelmesidir.
LUMA: Almanya Hagen'da Yeni Bir Merkez Açılıyor
GURBETÇİLERİN TÜRKİYE YOLCULUĞU ÖNCESİ YAPMASI GEREKENLER
Almanya’nın Mannheim kentinde polis gözetimine alındıktan sonra karakolda fenalaşan ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden 29 yaşındaki kişinin Okan Çiçek olduğu açıklandı. Ailesi, ölüm haberinin kendilerine yaklaşık iki gün sonra verildiğini belirtirken, cenazenin üzerinden bir hafta geçmesine rağmen hâlâ teslim edilmediğini bildirdi.
Ölüm nedeni konusunda inceleme sürüyor
Olay, 2 Ekim Cuma günü saat 21.20 sıralarında Mannheim’daki Plankenkopf bölgesinde, P7 civarında meydana geldi. Polis ve Mannheim Savcılığına göre, araçların arasında dolaştığı ve şaşkın davranışlar sergilediği belirtilen kişi nedeniyle çevredekiler polise haber verdi.Polis ekipleri gelmeden önce bazı kişilerin Okan Çiçek’i tuttuğu, ardından polis tarafından gözetim altına alınarak karakola götürüldüğü aktarıldı. Çiçek’in burada henüz açıklanmayan bir nedenle kalp masajı ve acil müdahaleye ihtiyaç duyduğu, ardından hastaneye kaldırıldığı ancak kısa süre sonra yaşamını yitirdiği belirtildi.
Yetkililerin 6 Ekim’de yapılan otopsiye ilişkin son açıklamasında, Çiçek’in vücudunda dışarıdan şiddet izine rastlanmadığı ve kesin ölüm nedenine ilişkin incelemelerin sürdüğü bildirildi. Aileye ise otopsi sonucunun kalp krizi olarak aktarıldığı öğrenildi.
Ailesine ölüm haberi iki gün sonra ulaştı
Vizyon gazetesine konuşan Okan Çiçek’in kuzeni, olay günü aileye herhangi bir bilgilendirme yapılmadığını öne sürdü. Kuzeninin açıklamasına göre, aile yaklaşık iki gün sonra aranarak ölüm haberini aldı.Aile, Çiçek’in polis gözetimine alınmasından fenalaştığı ana kadar yaşananların ayrıntılı biçimde açıklanmasını istiyor.
Yaklaşık dört yıldır Almanya’da yaşayan Türk vatandaşı Okan Çiçek’in, Ankara’nın Haymana ilçesinden olduğu öğrenildi. Ailesinin verdiği bilgiye göre Çiçek, olay günü Worms’tan Mannheim’a ev bakmak amacıyla gitmişti.Yakınları, Çiçek’in bilinen ciddi bir sağlık sorununun bulunmadığını, ancak son dönemde zaman zaman panik atak yaşadığının kendilerine söylendiğini ifade etti.
Aile cenazenin teslim edilmesini bekliyor
Okan Çiçek’in kuzeni, aradan bir hafta geçmesine rağmen cenazenin henüz aileye teslim edilmediğini belirterek yaşadıkları belirsizliğe dikkat çekti. Çiçek’in annesi başta olmak üzere tüm yakınlarının cenazeyi beklediğini söyleyen aile, ölümün nasıl gerçekleştiğine ilişkin soruların yanıtlanmasını ve sürecin aydınlatılmasını talep ediyor.
Silayolu.com ailesi olarak merhuma Allah’tan rahmet, kederli ailesi ve yakınlarına taziyelerimizi iletiyoruz.
Haber: Silayolu.com Haber Merkezi
Uşak’ta tatil için pansiyona yerleşen Tahsin Ünver ve eşi Yaşariye Ünver, iki gün sonra banyoda ölü bulundu. Çiftin kükürt gazından zehirlenmiş olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor.
Bir süre önce Danimarka’dan memleketleri Uşak’a dönen Tahsin Ünver ile eşi Yaşariye Ünver, 6 Ekim’de tatil amacıyla bir pansiyona yerleşti. İki gün boyunca odalarından çıkmayan çiftten haber alamayan pansiyon çalışanları, kontrol etmek için odaya girdi.
Banyoda hareketsiz halde bulundular
Banyoda hareketsiz yatan çifti gören çalışanların ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrollerde Tahsin ve Yaşariye Ünver’in hayatını kaybettiği belirlendi.Olay yeri inceleme ekipleri ve Cumhuriyet savcısının çalışmalarının ardından çiftin cenazeleri, otopsi işlemleri için Denizli Adli Tıp Kurumu Grup Başkanlığı morguna götürüldü.Çiftin kükürt gazından zehirlenmiş olabileceği değerlendirilirken, kesin ölüm nedenlerinin yapılacak otopsi sonucunda netlik kazanacağı bildirildi.Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.
Silayolu.com ailesi olarak merhum ve merhumeye Allah’tan rahmet, kederli ailesi ve yakınlarına taziyelerimizi iletiyoruz.
Haber: Silayolu.com Haber Merkezi
Türkiye’den emekli olma umuduyla para gönderen 103 kişinin şikâyetçi olduğu Erhan Nacar hakkında açılan davanın ilk duruşması görüldü. Bazı müştekiler, emeklilik işlemlerinin yapılması için 15 bin ile 35 bin avro arasında ödeme yaptıklarını ancak sonuç alamadıklarını anlattı. Mahkeme, sanık hakkında yurt dışına çıkış yasağı uygulanmasına karar verdi.
Avrupa’da yaşayan Türk vatandaşlarını Türkiye’den emekli olma vaadiyle mağdur ettiği öne sürülen Erhan Nacar hakkında açılan davada yargılama süreci başladı. Ankara 67. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, mazeret bildiren tutuksuz sanık Nacar katılmadı. Duruşmada müştekiler ve taraf avukatları hazır bulundu.
İddianamede, kendisini sosyal güvenlik uzmanı olarak tanıtan Nacar’ın televizyon programları ve sosyal medya aracılığıyla yurt dışında yaşayan vatandaşlara Türkiye’den emeklilik konusunda bilgi verdiği, kendisiyle iletişime geçen kişilerle sözleşmeler imzaladığı ve yurt dışı borçlanması adı altında para aldığı belirtildi. Ancak müştekilerin beyanlarına göre, ödemelere rağmen emeklilik işlemleri tamamlanmadı.Sanık hakkında 103 kişiye karşı zincirleme şekilde “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” suçundan cezalandırılması talep edildi.
“Toplam 15 bin avro gönderdim”
Duruşmada ifade veren Fadili Taştaş, 2019 yılında televizyonda gördüğü programın ardından Nacar ile iletişime geçtiğini ve emeklilik işlemleri için Almanya’dan Türkiye’ye geldiğini söyledi.Taştaş, kendisine daha yüksek ödeme yapması hâlinde daha fazla emekli maaşı alabileceğinin söylendiğini öne sürerek toplam 15 bin avro gönderdiğini anlattı. Daha sonra kendisinden yeniden para istendiğini belirten Taştaş, 2025 yılında yapılan görüşmede yasal düzenlemenin değiştiğinin söylendiğini ve emekli olabilmesi için 4 bin 620 avro daha talep edildiğini ifade etti. Taştaş, bir süre sonra Nacar’a ulaşamadığını iddia etti.
35 bin avroluk kayıp iddiası
Müştekilerden Canan Kara ise 2018 yılında televizyonda gördükleri Nacar ile iletişime geçtiklerini ve kendilerinden vekâlet istendiğini belirtti. Kara, hazırlanan vekâlet örneğinin Almanya’ya gönderildiğini ve hesaba 14 bin 500 avro yatırdıklarını söyledi.2019 yılında Türkiye’ye geldiklerinde Nacar’ı bürosunda bulamadıklarını ileri süren Kara, toplam kayıplarının 35 bin avroya ulaştığını iddia etti.Pembe Özkaya da kendisine 50 yaşında emekli olabileceğinin söylendiğini ve farklı isimler adına para gönderdiğini anlattı. Toplam 15 bin avro ödeme yaptığını belirten Özkaya, emeklilik işlemlerinin tamamlandığının canlı yayında duyurulmasına rağmen Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) başvurduğunda adına herhangi bir kayıt bulunmadığını öğrendiğini ifade etti.
Avukatlardan tutuklama talebi
Diğer müştekiler de sanıktan şikâyetçi olduklarını belirtti. Müşteki avukatları, eylemlerin nitelikli dolandırıcılık kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savunarak sanığın tutuklanmasını istedi. Avukatlar ayrıca Nacar’ın yurt dışına kaçabileceğine ilişkin duyumlar aldıklarını dile getirdi.Sanık avukatı ise suçlamaları kabul etmediklerini belirterek müvekkilinin bir sonraki duruşmada hazır edileceğini söyledi.
Mahkemeden yurt dışına çıkış yasağı
Ara kararını açıklayan mahkeme, Erhan Nacar hakkında yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına hükmetti. Sanığın bir sonraki duruşmada hazır edilmemesi durumunda hakkında yakalama kararı çıkarılmasına da karar verildi.Dava, 15 Ocak tarihine ertelendi.
Haber: Silayolu.com Haber Merkezi
Kaynak: sabahgazetesi.com.tr
İsveç’in başkenti Stockholm’de, Türkiye’ye gitmeye hazırlanan bir yolcunun üzerinde bulunan 3 milyon 518 bin 750 İsveç kronu (312 bin avro), mahkeme kararıyla kamuya devredildi. Paranın kaynağını kanıtlayan belgelerin sunulamaması ve kişinin harcamalarının yasal gelirleriyle örtüşmemesi, el koyma kararında etkili oldu.
Olay, Nisan 2022’de ortaya çıktı. Üzerinde yüksek miktarda nakit para bulunan yolcu, polise verdiği ifadede parayı daire satın almak için taşıdığını, kaynağının ise saat ve gayrimenkul satışları olduğunu ileri sürdü.Ancak polis ekiplerinin yürüttüğü mali incelemede, kişinin harcamalarının yasal gelirleriyle kıyaslandığında belirgin şekilde yüksek olduğu tespit edildi. Ayrıca paranın kaynağına ilişkin iddiaları doğrulayabilecek güvenilir belgeler de sunulamadı.
Stockholm Bölge Polisi Soruşturmacısı Christina Cederus, yapılan incelemelerde paranın kaynağına dair açıklamaları destekleyen herhangi bir güvenilir belgeye ulaşılamadığını belirtti.
İlk soruşturma sonuçsuz kaldı
Nakit parayla belirli bir suç arasında doğrudan bağlantı kurulamaması nedeniyle ilk adli soruşturma takipsizlikle sonuçlandı. Ancak daha sonra dosya, suçtan elde edilmiş olabileceği değerlendirilen mal varlıklarının kamuya geçirilmesini düzenleyen mevzuat kapsamında yeniden ele alındı.
İsveç’teki ilgili düzenlemeye göre, bir mal varlığına el konulabilmesi için mutlaka belirli bir suçla doğrudan bağlantısının kanıtlanması gerekmiyor. Mal varlığının suç faaliyetlerinden elde edilmiş olma ihtimalinin, yasal yollarla kazanılmış olma ihtimalinden açıkça daha yüksek olması yeterli kabul ediliyor.Stockholm Bölge Mahkemesi, 29 Eylül’de verdiği kararla 3 milyon 518 bin 750 İsveç kronunun tamamının kamuya geçirilmesine hükmetti.
Haber: Silayolu.com Haber Merkezi
Türkiye’de bir mahkeme, yurt dışında çalıştığı dönemde Türkiye’de isteğe bağlı sigorta primi ödeyen bir vatandaşın primlerinin SGK tarafından iptal edilmesini hukuka aykırı buldu. Karar, benzer durumdaki gurbetçilerin emeklilik hakları açısından önem taşıyor.
Yurt dışında yaşarken Türkiye’de isteğe bağlı sigorta primi ödeyen vatandaşları ilgilendiren davada, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) geçmiş yıllara ait primleri silme işlemi mahkeme tarafından geçersiz sayıldı.Dava konusu olayda, yurt dışında çalışan bir vatandaşın 1998-2008 yılları arasında Türkiye’de düzenli olarak ödediği isteğe bağlı sigorta primleri, SGK tarafından iptal edildi. Kurum, vatandaşın aynı dönemde yurt dışında çalışmasını gerekçe göstererek sigortalılık sürelerini geçersiz saydı.
Mahkeme, yurt dışında çalışmanın tek başına engel oluşturmadığına hükmettiKarara itiraz eden vatandaşın başvurusu üzerine dosyayı inceleyen Bursa 13. İş Mahkemesi, dönemin 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nu ve Yargıtay içtihatlarını değerlendirdi.Mahkeme, ilgili mevzuattaki çalışma şartına ilişkin hükmün Türkiye’deki sosyal güvenlik sistemi kapsamında ele alınması gerektiğini belirterek, yurt dışında çalışmanın Türkiye’deki isteğe bağlı sigortalılığı kendiliğinden geçersiz kılmayacağı yönünde değerlendirmede bulundu. Bu doğrultuda SGK’nın primleri iptal etme işlemi geçersiz sayıldı.
Benzer durumdaki gurbetçiler için ne anlama geliyor?
Karar, geçmişte yurt dışında çalışırken Türkiye’de isteğe bağlı sigorta primi ödeyen ve primleri sonradan iptal edilen vatandaşlar açısından hukuki önem taşıyor. Benzer durumda olan kişiler, kendi sigortalılık dönemlerine ve uygulanacak mevzuata göre haklarını yargı yoluyla arayabilir.Ancak kararın bütün gurbetçiler için otomatik olarak primlerin geri verilmesi anlamına gelmediği unutulmamalı. Her dosyada sigorta başlangıç tarihi, primlerin ödendiği dönem ve o tarihte yürürlükte olan mevzuat ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Haber: Silayolu.com Haber Merkezi
Kaynak: camiahaber.com
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.