04 Ekim 2026 Pazar
Almanya’da dev insan kaçakçılığı operasyonu: 12 eyalette 100’den fazla adrese baskın, 10 kişi gözaltında
Almanya’da Sosyal Yardım ve İşsizlik Maaşı Alanlara Türkiye Uyarısı: Jobcenter Onayı Olmadan Yola Çıkmayın
Kadir Gecesi’nin özü kalbin Allah’a yönelmesidir.
Uluslararası iş birliğinde yeni bir dönem: Köln Bonn Havalimanı ile İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı artık resmen “kardeş havalimanları” oldu.
GURBETÇİLERİN TÜRKİYE YOLCULUĞU ÖNCESİ YAPMASI GEREKENLER
Almanya’da Grundsicherung kapsamında sosyal yardım veya işsizlik parası alan vatandaşların Türkiye’ye veya başka bir ülkeye yapacakları seyahatlerde dikkatli olmaları gerekiyor. Özellikle Jobcenter’dan ve Arbeitsagentur’dan önceden onay alınmadan yurt dışına çıkılması, yardım ödemeleri açısından ciddi sonuçlar doğurabiliyor.
Federal İş Ajansı’nın uyguladığı kurallara göre, sosyal yardım ve işsizlik parası alan kişilerin Almanya’daki iş piyasasına erişilebilir durumda olması gerekiyor. Bu nedenle Türkiye’ye aile ziyareti veya tatil amacıyla gitmek isteyenlerin, seyahat öncesinde bağlı bulundukları Jobcenter’a veya Arbeitsagentur’a başvurarak izin almaları önem taşıyor.
Üç hafta sınırı bulunuyor
Jobcenter, başvuruyu değerlendirirken kişinin seyahat edeceği dönemde bir iş görüşmesi, mesleki eğitim, danışmanlık görüşmesi veya katılması gereken başka bir randevusu olup olmadığını dikkate alıyor.Onay verilmesi halinde sosyal yardım alan kişi, bir takvim yılı içerisinde toplam üç haftaya (21 gün) kadar yurt dışında kalabiliyor ve bu süre boyunca yardım ödemesinden yararlanmaya devam edebiliyor.Ancak üç haftalık sürenin aşılması durumunda, aşan dönem için yardım alma hakkı genel olarak sona erebiliyor.
Onaysız seyahatin sonuçları ağır olabilir
En önemli noktalardan biri ise seyahatten önce Jobcenter’dan gerekli onayın alınması. Onay olmadan Almanya dışına çıkılması halinde kişinin sosyal yardım hakkı etkilenebiliyor. Bunun yanı sıra, daha önce yapılan bazı ödemelerin geri talep edilmesi de mümkün olabiliyor.Yurt dışında geçirilen sürenin sağlık ve bakım sigortası açısından da sonuçları olabileceği belirtiliyor.Bu nedenle özellikle Türkiye’ye uzun süreli aile ziyareti veya tatil planlayan Grundsicherung alıcılarının, seyahat tarihinden önce Jobcenter ile iletişime geçerek gerekli izni almaları ve kendilerine bildirilen süre sınırlarına uymaları önem taşıyor.
Haber: Silayolu.com Haber Merkezi
Almanya’da sürücüler için yeni bir denetim haftası başlıyor. Avrupa genelinde gerçekleştirilecek “Focus on the Road” trafik denetimleri kapsamında polis ekipleri, 5–11 Ekim tarihleri arasında özellikle direksiyon başında cep telefonu ve elektronik cihaz kullanan sürücüleri mercek altına alacak.
Avrupa Trafik Polis Ağı (ROADPOL) tarafından düzenlenen denetimlerde, sürücülerin dikkatinin yoldan uzaklaşmasına neden olan davranışlar kontrol edilecek.
CEP TELEFONUYLA SINIRLI DEĞİL
Almanya’daki kontrollerde yalnızca araç kullanırken telefonla konuşan sürücüler hedef alınmayacak. Akıllı telefon, tablet, navigasyon cihazı ve benzeri elektronik cihazların sürüş sırasında kurallara aykırı şekilde kullanılıp kullanılmadığı da denetlenecek.Yetkililer, sürücülerin dikkatini trafikten uzaklaştıran bu tür davranışların kaza riskini artırdığına dikkat çekiyor.
CEZASI 100 EURODAN BAŞLIYOR
Almanya’da direksiyon başında cep telefonu kullanmanın cezası, ihlalin niteliğine göre değişiyor. Basit telefon kullanımında 100 euro para cezası ve Flensburg’da 1 puan uygulanabiliyor.Telefon kullanımı nedeniyle tehlikeli bir durum oluşması veya kazaya neden olunması halinde ise para cezası ve puan miktarı artabiliyor. Bazı durumlarda sürücü hakkında araç kullanma yasağı da gündeme gelebiliyor.
THÜRİNGİEN’DE YÜZLERCE POLİS GÖREV YAPACAK
Denetimlerin ne kadar kapsamlı olacağına ilişkin Thüringen’den de dikkat çeken bir açıklama geldi. Eyalet polisi, denetim haftası kapsamında 100’den fazla kontrol noktasında 200’ün üzerinde polis memurunun görev yapacağını duyurdu.5 Ekim Pazartesi günü başlayacak uygulama, 11 Ekim Pazar gününe kadar devam edecek.Yetkililer, sürücülere seyir halindeyken cep telefonu ve diğer elektronik cihazlarla ilgilenmemeleri, tüm dikkatlerini yola vermeleri konusunda uyarıda bulunuyor.
Haber: Silayolu.com Haber Merkezi
Almanya’nın Köln/Bonn Havalimanı’nda İstanbul’a gitmek üzere pasaport kontrolünden geçen 37 yaşındaki Alman vatandaşı, hakkında bulunan yakalama kararı nedeniyle uçağa binemedi.Federal Polis tarafından yapılan açıklamaya göre, yapılan kontroller sırasında şahsın ehliyetsiz araç kullanma suçundan arandığı belirlendi. Hakkındaki yakalama kararının Wetzlar Savcılığı tarafından çıkarıldığı öğrenildi.
75 GÜNLÜK HAPİS CEZASIYLA KARŞI KARŞIYAYDI
37 yaşındaki kişinin, hakkında verilen 75 günlük yedek hapis cezasının uygulanmaması için para cezasını ve yargılama ile işlem masraflarını ödemesi gerekiyordu.Toplam borcun 7.943,63 avro olduğu belirtildi. Bu miktarın 7.500 avrosunu para cezası, geri kalan kısmını ise yargılama ve diğer işlem masrafları oluşturdu.Havalimanındaki kontrolde yakalama kararının ortaya çıkması üzerine İstanbul seyahati de yarıda kaldı.
PARAYI KIZ KARDEŞİ ÖDEDİ
Gerekli miktarı kendisi temin edemeyen 37 yaşındaki kişinin yardımına kız kardeşi yetişti. Kız kardeşi, Wetzlar Savcılığı ile yapılan görüşmenin ardından toplam tutarı havale ederek ödeme işlemini gerçekleştirdi.Ödemenin tamamlanmasının ardından polis tarafından yürütülen işlemler tamamlandı ve şahıs serbest bırakıldı. Ancak tüm bu süreç nedeniyle İstanbul’a planladığı uçuşu gerçekleştiremedi.
Haber: Silayolu.com Haber Merkezi
Türkiye’de 13 Eylül’de yaşamını yitiren 42 yaşındaki Sibel T. hakkında ilk günlerde yayımlanan haberlerle ilgili yeni bilgiler ortaya çıktı. “Alman savcı şüpheli şekilde öldü” şeklindeki haberlerin aksine, yapılan araştırmalarda Sibel T.’nin Almanya’da savcılık görevinde bulunmadığı belirtildi. Ölüm nedenine ilişkin soruşturmanın ise sürdüğü bildirildi.
Almanya ve Türkiye’de ilk olarak “Alman savcının Türkiye’de şüpheli ölümü” şeklinde gündeme gelen olayla ilgili ayrıntılar netleşmeye başladı.Spiegel’in araştırmasına göre Hamburg doğumlu olduğu belirtilen Sibel T.’nin Almanya’da savcı olarak çalışmadığı ortaya çıktı. Hukuk eğitimi aldığı belirtilen 42 yaşındaki kadının Türkiye ile Almanya arasında yaşamını sürdürdüğü ve Türkiye’de hukuki danışmanlık yaptığı aktarıldı.
Bir komşusunun ise Sibel T.’yi daha çok çevirmen olarak tanıdığını söylediği belirtildi.Dört gün boyunca rahatsızlandıSibel T.’nin ölümünden önce yaklaşık dört gün boyunca bulantı ve kusma şikâyeti yaşadığı öğrenildi.13 Eylül gecesi saat 02.43 sıralarında hastaneye kaldırılan 42 yaşındaki kadın, yaklaşık iki saat sonra hayatını kaybetti.Ölüm nedeninin ilk aşamada belirlenememesi üzerine olay, Türk makamlarınca “şüpheli ölüm” kapsamında soruşturmaya alındı. Ancak soruşturmanın bu şekilde yürütülmesinin, tek başına cinayet ya da zehirlenme şüphesi bulunduğu anlamına gelmediği belirtildi.
Özellikle genç yaşta meydana gelen ve nedeni ilk etapta açıklanamayan ölümlerde bu tür prosedürlerin uygulanabildiği ifade edildi.Zehirlenme iddiası henüz doğrulanmadıİlk haberlerde çeşitli zehirlenme ihtimalleri gündeme getirilmiş olsa da, şu ana kadar bu iddiaları doğrulayan kesin bir bulguya ulaşıldığına ilişkin bilgi bulunmuyor.
Sibel T.’nin kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için yürütülen incelemelerin sonuçları beklenirken, olayla ilgili ilk haberlerde yer alan “savcı” ifadesinin de gerçeği yansıtmadığı ortaya çıktı.Soruşturmanın sonucunda ölümün kesin nedeninin açıklığa kavuşması bekleniyor.
Haber: Silayolu.com Haber Merkezi
“Antalya’ya iş gezisine giden İ.K., Antalya Havalimanı’nda 2 fincan kahveye 1155 TL ( 21 avro) ödeyince, Köln Bonn Havalimanı’nda ise Türkiye’ye gelirken 2 kahve için yaklaşık 6 avro, yani 315 TL ödemiştik diye sitemini dile getirdi.
Yaşanan olayı Silayolu.com‘a anlatan gurbetçi vatandaş, insanı düşündüren sadece fiyat farkı değil… Turisti, ülkeye daha ayak basmadan karşılayan bu fiyatlar ve denetim meselesi de ayrıca düşündürücü.“104 TL’si doğrudan devlete kalıyor” denebilir. Peki ya ülkenin geri kalanında durum nasıl?
Üretim yapan fabrikalar, sanayi kuruluşları ve büyük AVM zincirleri dışında birçok yerde alışveriş yaptığımızda fiş veya fatura konusu hâlâ ciddi bir sorun değil mi?Kuyumcudan eczaneye, manavdan kasaba, terziden taksiciye, dönerciden turizmciye kadar küçük büyük her işletmenin kayıtlı ve düzenli şekilde vergilendirilmesi gerekiyor.
Sorun yalnızca pahalılık değil; verginin adil ve etkin şekilde toplanabilmesi de büyük önem taşıyor.Aradan yıllar geçiyor ama aynı tartışmalar devam ediyor:Vergi toplama ve kayıt dışılıkla mücadele konusunda neden hâlâ aynı sorunları konuşuyoruz? diye olumlu yönde eleştiriletini dile getirdi
Haber: Silayolu.com Haber Merkezi
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.