17 Eylül 2026 Perşembe
Uçakla seyahat edecekler dikkat! 158 santimetre bagaj kuralı nedir, hangi havayolları uyguluyor?
Sırbistan Horgos Sınır Kapısı’nda Bir Araçta 81 Bin 500 Avro Yakalandı. 71 Bin Avroya El Konuldu.
Kadir Gecesi’nin özü kalbin Allah’a yönelmesidir.
Almanya’da emekli olmak ‘Bakım Parası‘ alınmasına engel değil
GURBETÇİLERİN TÜRKİYE YOLCULUĞU ÖNCESİ YAPMASI GEREKENLER
Sırbistan’ın Horgoš Sınır Kapısı’nda gümrük ekipleri, polisle birlikte gerçekleştirdikleri kontrolde, beyan edilenden çok daha yüksek miktarda para taşıyan bir sürücüyü tespit etti.
Sırbistan Gümrük İdaresi Kaçakçılıkla Mücadele Dairesi ekipleri, 16 Eylül 2026 tarihinde Horgoš Sınır Kapısı’nda gerçekleştirdikleri denetimde, sınırdan beyan edilmeden geçirilmek istenen yüklü miktarda dövize el koydu.
Araç ve sürücü üzerinde yapılan ayrıntılı aramada, sürücünün toplam 72 bin 240 İsviçre frangı ile 2 bin 535 avro taşıdığı belirlendi. Beyan edilmeyen İsviçre frangının 65 bin franktan fazla olduğu bildirildi.
Ele geçirilen 72 bin 240 İsviçre frangı, güncel kurla yaklaşık 79 bin avro değerine karşılık geliyor. Böylece sürücünün yanında bulunan toplam döviz miktarı yaklaşık 81 bin 500 avro seviyesine ulaştı.
Yasal düzenlemeler kapsamında yolcuya, beyan zorunluluğu bulunmayan 10 bin avro tutarındaki karşılık derhal iade edildi. Bu miktarın üzerindeki para ise hakkında yürütülen kabahat davası sonuçlanıncaya kadar geçici olarak muhafaza altına alındı.
Olayla ilgili hukuki sürecin yetkili mahkeme önünde devam edeceği bildirildi.
Haber: Silayolu.com Haber Merkezi
İpsala Sınır Kapısı’nda plaka benzerliği nedeniyle kendisine ait olmayan 23 bin 500 liralık trafik cezasını ödemek zorunda kalan Kölnlü gurbetçi Mustafa Kahveci, Almanya’ya döndükten sonra yaptığı e-Devlet kontrolünde yeni cezalarla karşılaştı.
Kahveci, Türkiye’de bulunmadığı tarihlerde aracına ceza kesilmesine tepki gösterdi.Almanya’nın Köln kentinde yaşayan Giresunlu gurbetçi Mustafa Kahveci Türkiye’de başlayan trafik cezası mağduriyetinin, Almanya’ya dönüşünün ardından da devam ettiğini Silayolu.com’a anlattı. Kahveci ve ailesi, 3-20 Ağustos 2026 tarihleri arasında yıllık izinlerini geçirmek üzere Almanya’dan Türkiye’ye geldi.
Giresun’daki tatilin ardından Almanya’ya dönüş yolunda İpsala Sınır Kapısı’nda aracının plakasıyla benzerlik taşıyan başka bir araca ait trafik cezaları nedeniyle mağduriyet yaşadı.İddiaya göre Kahveci, yaklaşık 6 saat boyunca söz konusu cezaların kendisine ait olmadığını kanıtlamaya çalıştı. Ancak yaşanan sorun çözülemeyince 23 bin 500 liralık cezayı ödemek zorunda kaldı.

“Türkiye’de olmadığım tarihte aracım nasıl ceza aldı?”
Yaşanan olayın ardından konuyu e-Devlet üzerinden takip etmeye devam eden Kahveci, Almanya’ya döndükten sonra yeni trafik cezalarıyla karşılaştığını belirtti.Kendi aracının plakasının K EB 2828 olduğunu ifade eden Kahveci, sistemde Türkiye’de bulunan KE B 2828 plakalı ve Güven Deveci’ye ait olduğu belirtilen araçla ilgili cezaların kendi aracına yansıtıldığını öne sürdü.
Kahveci, özellikle Türkiye’de bulunmadığı tarihlerde aracına yeni cezalar düzenlenmiş olmasının kafasında soru işaretleri oluşturduğunu belirterek, yanlış eşleştirmenin neden kaynaklandığının araştırılmasını istedi.
Plaka benzerliği yeniden gündemde
2026 yılı içerisinde yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının benzer plaka kaynaklı trafik cezası sorunları yaşaması, konuyu yeniden gündeme taşımıştı. Yetkililer tarafından daha önce yapılan açıklamalarda, gümrük noktalarında yaşanan sorunların çözümü için gerekli çalışmaların ve yetkilendirmelerin yapıldığı duyurulmuştu.
Ancak Mustafa Kahveci’nin yaşadığı son olay, plaka benzerliği nedeniyle yanlış araçlara ceza yansıtılması konusunda sistemsel sorunların tamamen giderilip giderilmediği sorusunu yeniden gündeme getirdi.
Kahveci, kendisine ait olmadığını belirttiği cezaların iptal edilmesini ve benzer mağduriyetlerin başka gurbetçilerin başına gelmemesi için araç ve plaka tanıma sistemlerinde daha etkin kontroller yapılmasını talep ediyor.
Haber: Silayolu.com Haber Merkezi
Belçika’nın Doğu Flandre bölgesinde yürürlüğe giren dini ve siyasi sembol yasağı, bir öğretmenin görevinden uzaklaştırılmasına neden oldu. 2022 yılından bu yana Assenede’deki özel bir okulda öğretmenlik yapan Hadija Amajoud, türban taktığı gerekçesiyle alınan karara tepki gösterdi.
Amajoud’un, öğretmenlik görevine başladığı 2022 yılında da türban taktığı belirtildi. Ancak Gent’in de bağlı olduğu Doğu Flandre eyaletinde yeni eğitim-öğretim yılından itibaren okullarda dini ve siyasi sembollerin kullanılmasını yasaklayan düzenleme yürürlüğe girdi.
“Kıyafete bakarak tarafsızlık ölçülemez”
Karara itiraz eden Amajoud, öğretmenlik performansının kıyafetinden bağımsız değerlendirilmesi gerektiğini savundu.Amajoud, öğrencilerine her gün kendileri olmaları gerektiğini söylediğini belirterek, “Ben sürekli herkese bu toplumun bir parçası olduklarını söylerken, kendim olamıyorsam nasıl kaliteli eğitim verebilirim?” ifadelerini kullandı.
Sendikadan itiraz hazırlığıBelçika Sosyalist Sendikalar Konfederasyonu (ACOD), öğretmen hakkında alınan karara karşı hukuki süreç başlatacağını açıkladı. Sendikanın, konuyu Brüksel’deki itiraz kuruluna taşıyacağı bildirildi.Öte yandan Amajoud’un, yeni yönetmeliğin uygulanmasının durdurulması yönündeki talebi mahkeme tarafından reddedildi.
İnsan Hakları Enstitüsü: Ayrımcılık ve yıldırma unsurları var
Hadija Amajoud’un durumunu inceleyen Flaman İnsan Hakları Enstitüsü ise dosyada “ayrımcılık ve yıldırma unsurları” bulunduğu görüşünü dile getirdi.Doğu Flandre Eyalet yönetimi ise alınan kararı personel yönetmeliğine dayandırarak, “Personel yönetmeliğine uyulmasını sağlamakla yükümlüyüz” açıklamasında bulundu.
Dini ve siyasi sembollerin yasaklanmasına ilişkin düzenlemenin hazırlık sürecinde altı öğrenci ile bazı kuruluşlar da Danıştay’a başvurmuştu. Ancak Danıştay söz konusu başvuruyu reddetmişti.
Haber: Silayolu.com Haber Merkezi
Belçika’da uzun yıllardır yaşayan, aslen Mersinli olan 42 yaşındaki gurbetçi vatandaş, yaşadığı evde hayatını kaybetmiş halde bulundu.
Edinilen bilgilere göre, bir süredir psikolojik sorunlar nedeniyle tedavi gören 42 yaşındaki gurbetçinin yaklaşık bir ay önce hastaneden taburcu olduğu öğrenildi. Merhumun, Türkiye’de yaşayan eşi ve çocuklarından ayrı bir hayat sürdürdüğü belirtildi.
Merhumun İngiltere’de yaşayan bir arkadaşı, Silayolu.com yaptığı açıklamada, arkadaşının çocuklarından ayrı yaşadığını ve sosyal medyadaki son paylaşımının da çocuklarıyla ilgili olduğunu ifade etti.Gurbetçinin cansız bedeninin polis ekipleri tarafından evinde bulunduğu, olay yerinde çeşitli ilaçların da tespit edildiği öğrenildi. Psikolojik tedavi gören merhumun kendi canına kıydığı belirlendi.
Ölüm raporunun hazırlanmasının ardından cenazenin Belçika’dan Türkiye’ye gönderilmek üzere havalimanına getirildiği belirtildi.
Cenaze masrafları için 4 bin 600 avro talep edildi
Merhumun yurt dışında herhangi bir cenaze nakil veya cenaze fonuna kayıtlı olmadığı öğrenildi. Bu nedenle cenazenin Belçika’dan memleketi Mersin’e gönderilmesi için aileden 4 bin 600 euro cenaze nakil masrafı talep edildi.Söz konusu ücretin aile yakınları tarafından karşılanmasının ardından cenazenin Türkiye’ye gönderileceği ve 42 yaşındaki gurbetçinin önümüzdeki hafta memleketi Mersin’de toprağa verileceği ifade edildi.
Haber: Silayolu.com Haber Merkezi
Hollanda’da Türkiye’de hayatını kaybeden yaşlı bir kadının ölümünün yaklaşık 5 yıl boyunca yetkililere bildirilmediği ortaya çıktı. Bu süre içerisinde kadının AOW yaşlılık aylığının ödenmeye devam ettiği ve Hollanda Sosyal Sigortalar Kurumu’nun (SVB) yaklaşık 67 bin avroyu geri istediği bildirildi.
Hollanda basınında yer alan haberlere göre olay, Deventer kentinde ortaya çıktı. İddiaya göre yaşlı kadın Türkiye’de hayatını kaybetmesine rağmen ölüm bilgisi Hollanda’daki ilgili kurumlara yaklaşık 5 yıl boyunca bildirilmedi.Kadının Deventer’de bulunan evinin ise ölümünden sonra oğlu tarafından kullanılmaya devam ettiği aktarıldı.Bu süreçte kadının AOW kapsamında aldığı yaşlılık aylığının da ödenmeyi sürdürdüğü belirtildi.
SVB ÖDEMELERİ GERİ İSTEDİ
Durumun yetkililer tarafından tespit edilmesinin ardından Hollanda Sosyal Sigortalar Kurumu (SVB) harekete geçti. Kurumun, kadının ölümünden sonra yapılan AOW ödemelerinin geri alınması için işlem başlattığı bildirildi.Hollanda kaynaklarında, geri talep edilen toplam tutarın yaklaşık 67 bin euro olduğu ifade edildi.
OĞLUNUN NEDEN BİLDİRMEDİĞİ ARAŞTIRILIYOR
Olayla ilgili haberlerde, oğlun annesinin ölümünü neden ve nasıl bildirmediği konusunun da hukuki sürecin bir parçası olduğu aktarılıyor.Öte yandan, kadının banka hesabındaki paraların kim tarafından ve hangi yöntemle çekildiğine ilişkin ayrıntıların açık kaynaklarda kesinleşmiş bir mahkeme kararıyla ortaya konulmadığı belirtiliyor.Olay, Hollanda’da yurt dışında yaşayan veya hayatını kaybeden AOW ve diğer sosyal yardım hak sahiplerinin ölüm bilgilerinin ilgili kurumlara zamanında bildirilmesinin önemini bir kez daha gündeme getirdi.
Haber: Silayolu.com Haber Merkezi
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.