DOLAR 49,14320,03%
EURO 54,9452-0,18%
ALTIN 6.644,781,51
BITCOIN 40835300.2764%
Mustafa Özbay

Mustafa Özbay

05 Ekim 2026 Pazartesi

LUMA: Almanya Hagen’da Yeni Bir Merkez Açılıyor

LUMA: Almanya Hagen’da Yeni Bir Merkez Açılıyor
0

BEĞENDİM

Hagen-Haspe’de çocuklar, gençler, aileler ve her yaştan bireye yönelik yeni bir sosyal merkez kapılarını açmaya hazırlanıyor. LUMA, buluşma, eğitim, yaratıcılık, pedagojik ve psikososyal danışmanlık hizmetlerini aynı çatı altında bir araya getirecek.

Voerder Straße 14 adresinde faaliyet gösterecek merkezin öncülüğünü, yaklaşık 20 yıllık mesleki deneyime sahip Diplom Pedagog Özlem Başöz yapıyor. LUMA’nın temel amacı, insanların sorunları ağırlaşmadan önce destek alabilecekleri, kendilerini güvende hissedebilecekleri ve gerektiğinde profesyonel danışmanlığa ulaşabilecekleri bir ortam oluşturmak.

Merkezde ebeveyn ve aile programları, çocuk ve gençlik projeleri, pedagojik ve psikososyal danışmanlık, yaratıcı çalışmalar, spor, müzik ve dans etkinlikleri, atölyeler, konferanslar ile kültür ve eğitim gezileri düzenlenmesi planlanıyor.

LUMA yalnızca tek bir dernek olarak değil, farklı çalışma alanlarını ortak bir çatı altında buluşturan daha geniş bir yapı olarak geliştiriliyor. Bu kapsamda sosyal ve insani yardım çalışmalarını yürütecek LUMA HUMAN ile seyahat, kültür ve eğitim programlarına odaklanacak LUMA TRAVEL da yer alacak.

Kökeni, dini, yaşı veya yaşam koşulları fark etmeksizin herkese açık olacak LUMA, insanların birbirleriyle buluşabilecekleri, yeteneklerini geliştirebilecekleri ve ihtiyaç duyduklarında destek bulabilecekleri bir merkez olmayı hedefliyor.

Özlem Başöz, merkezin yaklaşımını şu sözlerle özetliyor: “Burada her zaman insanın kendisi merkezdedir; yaşadığı sorunlar değil.”

Voerder Straße 14, Hagen-Haspe
Resmî açılış: 10 Ekim 2026

LUMA’nın uzun vadeli hedefi ise Hagen’den başlayarak Kuzey Ren-Vestfalya ve Almanya genelinde daha geniş bir toplumsal ağ oluşturmak.

Silayolu.com

Edit: Mustafa Özbay

Devamını Oku

Uluslararası iş birliğinde yeni bir dönem: Köln Bonn Havalimanı ile İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı artık resmen “kardeş havalimanları” oldu.

Uluslararası iş birliğinde yeni bir dönem: Köln Bonn Havalimanı ile İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı artık resmen “kardeş havalimanları” oldu.
0

BEĞENDİM

Uluslararası iş birliğinde yeni bir dönem: Köln Bonn Havalimanı ile İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı artık resmen “kardeş havalimanları” oldu. Her iki havalimanının temsilcileri bugün, 30 Eylül Çarşamba günü, İstanbul’da bir Mutabakat Zaptı (Memorandum of Understanding – MoU) imzalayarak yeni stratejik ortaklıklarını resmiyete kavuşturdu. Anlaşma, Kuzey Ren-Vestfalya Eyalet Başbakanı Hendrik Wüst başkanlığındaki Türkiye ziyareti kapsamında imzalandı. Bu Mutabakat Zaptı ile her iki havalimanı, bilgi, deneyim ve en iyi uygulama örneklerinin sürekli paylaşılması için bir çerçeve oluştururken, günlük çalışmalara ve havalimanlarının gelişimine yönelik birlikte yeni perspektifler ve fırsatlar geliştirmeyi hedefliyor.

İş birliği, Alman tarafında Flughafen Köln/Bonn GmbH’yi, Türk tarafında ise HEAŞ ile İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı Yatırım Geliştirme ve İşletme A.Ş.’yi (ISG) kapsamakta. Sabiha Gökçen Havalimanı’nda ISG, terminal ve ticari alanların işletilmesinden sorumluyken, Türkiye Savunma Sanayii Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren HEAŞ, havalimanı meydan otoritesi olarak hava tarafı altyapısından, pist ve apron operasyonlarından, itfaiye ve kurtarma hizmetlerinden ve hava meydanının genel güvenliğinden sorumlu bulunuyor.

Köln Bonn Havalimanı açısından bu Mutabakat Zaptı iki havalimanı arasındaki iş birliğinin çok ötesine geçen önemli bir dönüm noktası niteliğinde: Bu anlaşma Almanya ile Türkiye, Köln ile kardeş şehri İstanbul arasında bir köprü kuruyor ve uluslararası ve kültürlerarası etkileşim için yeni fırsatlar sunuyor.” diyor MoU’yu İstanbul’da imzalayan Flughafen Köln/Bonn GmbH Genel Müdürü Cenk Özöztürk. “Amacımız, bu ortaklığı açık bir diyalog, hedefe yönelik bilgi paylaşımı ve yeni bakış açıları kazanma konusundaki kararlı yaklaşımımız aracılığıyla hayata geçirmek. Böylesi bir iş birliğinin asıl değeri de burada yatıyor: birbirimizden öğrenmek, deneyimlerimizi paylaşmak ve kültürlerarası yetkinliğimizi güçlendirmek. İstanbul Sabiha Gökçen ile ortaklığımız da tam olarak bunu temsil ediyor.”

“Avrupa’nın önde gelen havalimanlarından birinin havalimanı işletme otoritesi otoritesi olarak, uluslararası ortaklıklar aracılığıyla operasyonel uzmanlığımızı daha da geliştirmeye büyük önem veriyoruz. Köln Bonn Havalimanı ile imzaladığımız kardeş havalimanı iş birliği anlaşması; apron operasyonları, havalimanı güvenliği, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik alanlarında değerli bir bilgi ve deneyim paylaşımına olanak sağlayacak,” diyor HEAŞ Genel Müdürü Faruk Kacır.

“Yalnızca Köln’de 90 binden fazla Türkiye kökenli insan yaşıyor ve bu durum Köln/Bonn ile İstanbul Sabiha Gökçen arasındaki uçuşlara istikrarlı bir talep oluşturuyor. Bu anlaşma, Türkiye ile Almanya arasındaki köklü havacılık bağını güçlendirirken havacılık sektöründe yeni bağlantıların ve ticari fırsatların önünü açıyor.” diyor İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) İcra Direktörü Hanita Ahmad.

Birlikte öğrenmek ve yeni perspektifler kazanmak

MoU, havalimanı işletmeciliğinin hem operasyonel hem de idari alanlarındaki deneyim ve iyi uygulamaların paylaşılması, bilgi alışverişinde bulunulması ve böylece havalimanlarının gelişimine yönelik yeni perspektiflerin birlikte kazanılmasını amaçliyor. Ayrıca çalışanların karşılıklı ziyaretleri ve kısa süreli görevlendirmeleri de planlanıyor. Bu sayede çalışanların diğer havalimanının süreçleri ve çalışma yöntemleri hakkında bilgi edinmeleri ve iki kurum arasındaki kişisel iletişimin güçlendirilmesi hedefleniyor.

İş birliği; yolcu konforunun ve havalimanında geçirilen sürenin kalitesinin daha da geliştirilmesinden terminal ve uçuş operasyonlarına, dijitalleşme ve yeni teknolojilerden güvenlik ve sürdürülebilirliğe kadar geniş bir alanı kapsıyor. Yeni uçuş bağlantılarının ortaklaşa geliştirilmesi, gastronomi konseptlerinin oluşturulması ve apron altyapısına ilişkin konularda bilgi ve deneyim paylaşımı da iş birliğinin somut başlıkları arasında yer alıyor. MoU’nun imzalanmasıyla iki havalimanı, somut projeler ve ortak aktiviteler yoluyla aşamalı olarak genişletilecek uzun vadeli bir mesleki ortaklık kurmaktadırlar.

Köln ve İstanbul arasındaki güçlü bağlar

İki havalimanı arasındaki iş birliği, Köln ve İstanbul arasındaki güçlü bağlara dayanıyor. İki şehir, 15 Mart 1997 tarihinden bu yana resmi olarak kardeş şehir statüsünde bulunuyor ve gelecek yıl şehirlerarası ortaklıklarının 30. yıl dönümünü kutlayacak. Bugün Köln’de Türk kökenli bir aile geçmişine sahip 90.000’den fazla insan yaşıyor; Kuzey Ren-Vestfalya genelinde ise bu sayı yaklaşık bir milyona ulaşıyor. Havalimanları arasında kurulan yeni iş birliği de bu güçlü bağları daha da ileri taşıyarak Köln ve İstanbul arasında uzmanlık ve kişisel düzeyde bilgi alışverişi için yeni fırsatlar sunmakta.

İki havalimanı arasında hava ulaşımı alanında da güçlü bağlantılar bulunuyor: Köln/Bonn ile İstanbul Sabiha Gökçen arasında günde yediye kadar uçuş ile haftada yaklaşık 40 sefer gerçekleştiriliyor. Türkiye, yaklaşık 20 direkt uçuş noktasıyla Köln/Bonn için önemli bir destinasyon pazarı konumunda. Havalimanı, 2026 yılı içerisinde Türkiye uçuşlarında yaklaşık 2,6 milyon yolcuya hizmet vermeyi bekliyor. Buna karşılık Almanya, İstanbul Sabiha Gökçen’in en önemli uluslararası pazarı konumunda. 2026 yılının ilk yarısında gelen yolcuların uyruklarına bakıldığında, yabancı ziyaretçiler arasında Alman vatandaşları ilk sırada yer almakta. Bu veriler, Türkiye ile Almanya arasındaki güçlü ve uzun yıllara dayanan köklü havacılık bağlantılarını bir kez daha ortaya koyuyor.

Havalimanları hakkında

Köln Bonn Havalimanı (IATA kodu: CGN), Almanya’nın y yolcu ve kargo taşımacılığı alanlarında en önemli havalimanlarından biridir. Havalimanı, 2025 yılında 10 milyondan fazla yolcuya hizmet verdi. Yolcu uçuş ağı, yaklaşık 40 ülkede 120 destinasyonu kapsıyor. Kargo alanında ise yaklaşık 840.000 ton hava kargo işlendi. Dünyanın üç büyük ekspres kargo hizmet sağlayıcısı olan UPS, FedEx ve DHL havalimanında faaliyet gösteriyor. 24 saat kesintisiz hizmet veren havalimanı, yaklaşık 15 bin çalışanıyla bölgenin en büyük istihdam merkezlerinden biri konumunda.

İstanbul’un Anadolu yakasında yer alan İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı (havalimanı kodu: SAW), Türkiye’nin en büyük ikinci havalimanı ve Avrupa’nın en hızlı büyüyen büyük havalimanıdır. 2025 yılında havalimani 48,4 milyon yolcuya hizmet vermiştir. İlk olarak 2008 yılında Limak Holdings, GMR Group ve Malaysia Airports Holdings Berhad (MAHB) konsorsiyumu tarafından kurulan havalimani, 23 Ekim 2014 tarihinden bu yana ise tamamen MAHB tarafından işletilmektedir. Önemli bir uluslararası ulaşım merkezi olan Sabiha Gökçen, 21 havayolu şirketi aracılığıyla 39 iç hat ve 119 uluslararası olmak üzere İstanbul’u 55 ülkedeki toplam 158 destinasyona bağlamaktadır.

Kaynak: Flughafen Köln/Bonn GmbH

Devamını Oku

Sıla Yolu Medya ve Euro Türk Assist’ten DİTİB’e ziyaret

Sıla Yolu Medya ve Euro Türk Assist’ten DİTİB’e ziyaret
0

BEĞENDİM

Sıla Yolu Medya ve Avrupa Türk Otomobil Derneği heyeti, DİTİB Genel Başkanı Ramazan Ilıkkan’ı ziyaret etti.

Sezai Bey başkanlığındaki heyet, DİTİB Genel Başkanı Ramazan Ilıkkan ile bir araya gelerek kurumun Almanya’daki çalışmaları hakkında bilgi sundu.

Gerçekleştirilen kısa söyleşide Ilıkkan, DİTİB’in Almanya genelinde 864 cami derneğiyle 42 yıldır din hizmetleri yürüttüğünü belirterek; gençlere, kadınlara, öğrencilere ve cemaate yönelik eğitim ve din hizmetlerinin yanı sıra sosyal sorumluluk projelerine de önem verdiklerini ifade etti.

Camilerin Almanya’daki Türk toplumuna önemli katkılar sunduğunu vurgulayan Ilıkkan, çalışmaların huzur, barış ve demokratik kültür içerisinde sürdürüldüğünü söyledi.

Ziyarette karşılıklı iyi dilekler paylaşılırken, Sıla Yolu Medya ve Avrupa Türk Otomobil Derneği heyeti de misafirperverliği dolayısıyla DİTİB Genel Başkanı Ramazan Ilıkkan’a teşekkür ederek yeni görevinde başarılar diledi.

Haber: Sezai Koç, Mustafa Özbay

Foto: Erkan Akbulut

Devamını Oku

Bel ve Boyun Fıtığında Ameliyatsız Ağrı Tedavileri

Bel ve Boyun Fıtığında Ameliyatsız Ağrı Tedavileri
0

BEĞENDİM

Acıbadem Sağlık Grubu bünyesinde uzun yıllardır görev yapan Doktor Halil Algan, Almanya Monnheim şehrindeki yeni Özel Muaynahanesinde özellikle bel ve boyun fıtığı, diz, kalça ve omuz ağrıları ile menisküs ve kireçlenmeye bağlı şikâyetlere yönelik girişimsel ağrı tedavileri uyguluyor.

Kapılarını Sılayolu.com’a açan Doktor Halil Algan, asistan eşi Pınar Algan ile beraber yeni muayanahanede hastalara kusursuz hizmet vermeyi amaçladıklarını belirttiler.

Daha önce Duisburg’da hizmet veren ekip, yeni merkezinde ameliyathane, ultrason ve görüntüleme sistemlerinin yanı sıra radyo frekans ve nükleoplasti gibi yöntemlerden yararlanıyor. Uygulamaların büyük bölümü cerrahi operasyon gerektirmeden gerçekleştiriliyor ve hastalar aynı gün taburcu edilebiliyor.

Merkezde özellikle diz rahatsızlıklarında “akıllı jel” olarak ifade edilen uygulama ile radyo frekans tedavisi öne çıkıyor. Bel fıtığı şikâyetlerinde ise hastanın durumuna göre nükleoplasti ve radyo frekans yöntemlerinin kullanıldığı belirtiliyor. Tedavi sonrasında hastaların kısa süre içinde günlük yaşamlarına dönebildiği ifade ediliyor.

Doktor Halil Algan, uygulanacak tedavinin hastanın şikâyetleri ve muayene sonuçlarına göre belirlendiğini vurguluyor. Merkezde ultrasonla yapılan değerlendirmelerin ardından hastaya uygun tedavi yöntemi planlanıyor.

Özel olarak hizmet veren merkezde muayene ücretinin 60 Euro olduğu, tedavi ücretlerinin ise uygulanacak yönteme göre değiştiği belirtiliyor. Sigorta geri ödemelerinin ise hastanın çzel sigorta şirketi ve kapsamına bağlı olarak farklılık gösterebildiği ifade ediliyor.

“Bel ve boyun ağrılarında her fıtık ameliyat gerektirmez”

Anestezi ve reanimasyon uzmanı Dr. Halil Algan, bel, boyun ve diz ağrılarında doğru teşhis ve ameliyatsız tedavi yöntemlerinin önemine dikkat çekti. Yaklaşık 36 yıllık hekimlik deneyimine sahip olan Algan, uzun yıllardır girişimsel ağrı tedavileri üzerine çalıştığını belirtti.

Ağrı tedavisinin yalnızca hastanın ağrısını geçici olarak kesmek anlamına gelmediğini vurgulayan Dr. Algan, asıl hedefin ağrının kaynağını tespit ederek tedavi etmek ve hastanın yaşam kalitesini yükseltmek olduğunu söyledi.

“MR tek başına ameliyat kararı için yeterli değil”

Bel, boyun ve diz sorunlarının en sık karşılaştıkları rahatsızlıklar arasında bulunduğunu ifade eden Algan, özellikle bel fıtığında MR görüntülerinin tek başına ameliyat kararı vermek için yeterli olmadığını belirtti. Hastanın ayrıntılı şekilde dinlenmesi, muayene edilmesi ve görüntüleme sonuçlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Dr. Algan’a göre bel ve boyun fıtıklarında ameliyat; ciddi kuvvet kaybı, düşük ayak veya idrar ve büyük abdest kontrolünde sorun gibi önemli belirtilerin ortaya çıktığı durumlarda gündeme gelmeli. Bunun dışındaki birçok vakada ise ameliyatsız yöntemlerin değerlendirilmesi mümkün.

Görüntüleme eşliğinde tedavi

Girişimsel ağrı tedavilerinde enjeksiyonların doğru noktaya uygulanmasının büyük önem taşıdığını belirten Algan, omurgaya yönelik işlemlerin ultrason veya röntgen gibi görüntüleme cihazları eşliğinde gerçekleştirilmesi gerektiğini söyledi.

Tedavi seçenekleri arasında düşük doz ilaçlarla yapılan eklem enjeksiyonları ve radyofrekans tedavisi de bulunuyor. Bu yöntemlerde ağrıya neden olan bölgenin görüntüleme cihazlarıyla tespit edilerek hedefe yönelik işlem uygulandığını ifade etti.

Tedavi sonrası egzersiz önemli

Dr. Algan, tedavinin yalnızca yapılan işlemle sona ermediğini, sonrasında kasların yeniden güçlendirilmesinin de önemli olduğunu vurguladı. Hastalara durumlarına uygun şekilde düzenli yürüyüş ve sırt üstü yüzme gibi egzersizler önerdiklerini belirtti.

Algan, tedavide temel hedefi ise şöyle özetledi: Doğru ağrı kaynağını bulmak, uygun tedaviyi uygulamak ve ardından hastayı güçlendirerek günlük yaşamına yeniden kazandırmak.

Haber: silayolu.com

Sezai Koç, Mustafa Özbay ve Ürgüplü Erkan Akbulut

Devamını Oku

Almanya’da emekli olmak ‘Bakım Parası‘ alınmasına engel değil

Almanya’da emekli olmak ‘Bakım Parası‘ alınmasına engel değil
1

BEĞENDİM

Köln ve çevresinde yaklaşık dokuz yıldır hizmet veren Özbakım, hasta, yaşlı ve engelli bireylere bakım danışmanlığından engelli kartına, yasal vasilik işlemlerinden özel hemşire desteğine kadar birçok alanda destek sunuyor.

Özbakım’dan Semra Özdemir, bakım hizmetleri ve vatandaşların sahip olduğu haklar hakkında önemli bilgiler verdi. Özdemir, bakım parası (Pflegegeld) alabilmek için kişinin mutlaka yatalak olması gerekmediğini belirterek; tansiyon, şeker, kalp, nörolojik ve ortopedik rahatsızlıklar gibi kronik hastalıkların da kişinin günlük yaşamını etkilemesi durumunda bakım seviyesi (Pflegegrad) başvurusu yapılabileceğini söyledi.

Bakım seviyelerinin 1’den 5’e kadar kişinin hastalığı ve günlük yaşamındaki destek ihtiyacına göre değiştiğini ifade eden Özdemir, bakım seviyesine bağlı olarak aylık bakım parası ve çeşitli desteklerden yararlanılabildiğini anlattı.

Özbakım’ın başvuru sürecinde sağlık raporlarını kontrol ettiğini, eksik belgelerin belirlenmesine yardımcı olduğunu ve Medizinischer Dienst heyetinin kontrolü sırasında danışanların yanında bulunduğunu belirten Özdemir, başvuru sonrasında da sürecin takip edildiğini söyledi.

Özbakım aynı zamanda yeni bir gündüz bakım merkezi projesi üzerinde çalışıyor. İnşaatı devam eden merkezde özel hemşire desteği, ergoterapi, fizyoterapi, geziler, müzik, eğlence ve jimnastik gibi çeşitli hizmet ve aktivitelerin sunulması planlanıyor.

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.