DOLAR 43,2711 -0.03%
EURO 50,4212 0.42%
ALTIN 6.496,311,91
BITCOIN 4025391-2.42285%
ETARENTACAR
Duru Bulgur
ETA Türkiyeyolyardimi
Hem Vatanın Gücüyüz, Hem De Üvey Evladı!
193 okunma

Hem Vatanın Gücüyüz, Hem De Üvey Evladı!

19 Ocak 2026 17:27
Hem Vatanın Gücüyüz, Hem De Üvey Evladı!
1

BEĞENDİM

Amma Velakin, Ne oralıyız, Nede Buralı…

Yazan: Sezai Koç – Silayolu.com

Değerli dostlar,
Bugün sizlerle biraz dertleşmek istiyorum. Kalemi elime alırken başlığı uzun uzun düşünmedim. İçimden geldiği gibi yazdım. Çünkü bu konu artık içimizde biriken, konuşulmadıkça ağırlaşan bir mesele hâline geldi.

Kimimiz yıllarca “Alamancı” dendi, kimimiz “Avrupalı Türk” olduk, kimimiz “diaspora” diye tanımlandık. Ama son 60 yıla bakınca, her yaz arabasına atlayıp kilometrelerce yolu aşarak memlekete akan milyonların yüreğinde tek bir sıfat var: Gurbetçi.

whatsapp haber hattı 400x50

Son yıllarda “Avrupalı Türk” tanımı sıkça kullanılıyor ama açık söyleyeyim; bu tanım henüz yerine oturmuş değil. Çünkü 60 yıldır Avrupa’da yaşıyor olsak da gönlümüz hâlâ o topraklarda. Hasretimiz, bağımız, duamız hep memlekete… Hasretle yola düşenin adı da nettir: Gurbetçi.

Ama ne acıdır ki, tam da bu 6 milyonluk büyük güç, kendi vatanında zaman zaman üvey evlat gibi hissettiriliyor.

Bir Yıl Çalış, Bir Ay İzin… Sonrası?

Biz burada bir yıl boyunca çalışıyoruz. İzin paramızı biriktiriyoruz, gün sayıyoruz. Sonra da vatan hasretiyle sıla yoluna düşüyoruz. Rakamlar ortada:
Geçtiğimiz gurbetçi sezonunda sınır kapılarından 1 milyonu aşkın araç, 4 milyondan fazla yolcu geçti.

Ama ne yazık ki Kapıkule’den içeri adım attığımız an, çoğu gurbetçi için başka bir sınav başlıyor.
Ben bunu açıkça söylüyorum: “Gurbetçi kazıklanması.”

Son üç yıldır bunu daha net görüyoruz. Gurbetçiler artık sadece aile ziyareti yapıyor.
Üçüncü nesil neredeyse yalnızca tatil amaçlı geliyor.
Eskisi gibi yatırım yok, eş-dost ziyareti yok, harcama yok.
Arabayla gelenler dönüşte bakım bile yaptırmıyor.

Neden?

Çünkü: Tutan tuttuğunu düdüklüyor”

  • Fiyat algısı bozulmuş durumda.
  • “Gurbetçi” etiketi başlı başına bir sorun hâline gelmiş.
  • Kazıklanma korkusu insanları geri çekiyor.

Aracı bozulsa çekicide kazık…
Tamirciye gitse ayrı…
Restoranda ayrı, otelde ayrı…
Alışverişte ayrı, acil durumda hastanede ayrı…

Bunun adı bireysel ahlaksızlık değil; bunun altında ciddi bir denetimsizlik yatıyor.

2025 yaz tatilinde yaşadığım sağlıkla ilgili sıkınıtıyıda bir dahaki yazımda yazacağım inş.

Eskiden “Ne olacak bu memleketin hâli?” derdik.
Ben artık şunu soruyorum: Ne olacak bu milletin hâli?

Ticarette ahlak kalmamışsa, gerisi zaten kendiliğinden çözülüyor.
Ahlak bittiyse, insanlık da yara alır.
Kusura bakmayın, ben açık konuşurum. Gelinen noktada “tutan tuttuğunu düdüklüyor” algısı maalesef yerleşmiş durumda.

Toplantılar, Davetler… Peki Sonuç?

Ben çok toplantı insanı değilim. Çünkü yıllardır aynı yüzler, aynı konuşmalar, seçim zamanı geldiğinde de hep aynı vaatler… Velakin ; Sonrası yok.

Geçtiğimiz günlerde UİD Dortmund Teşkilatı’nın 10 Ocak Gazeteciler Günü vesilesiyle düzenlediği kahvaltıya davet edildim. Davete icabet ettik, sağ olsunlar. Ortam samimiydi, Başkan Sayın Dursun Baş’ı da içten buldum. Dursun Başkan, iyi niyetli bir insan, ancak onunda elinden fazla bir şey gelmediğini anlamış olduk. Gazetecilerin ve Avrupalı Türklerin sorunlarına dair verilen cevaplar açık konuşayım, beni tatmin etmedi. Yine dönüp dolaşıp “kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz” noktasına geldik.Ancak Dursun Başkan yinede elinden gelenin en iyisini yapacağının da sözünü de vermiş oldu.

Sıla yolu konusu açılınca söz aldım.
Yaklaşık 30 yıldır her yaz sezonunda bu yollarda vatandaşın derdiyle dertlenen insanlar olduğumuzu anlattım. Ama hâlâ aynı sorunları konuşuyor olmamızın acı bir tablo olduğunu da söyledim.

Sılayolunda yaşanan sıkıntıları dile getirmek için söz alarak , Gurbetçinin halini sılayolunda yaşanan sıkıntıları sorunları bizden başka kimse daha iyi bilemez , çünkü biz yaklaşık 30 yılı aşkın bir süredir her yaz sezonu geldiğinde o yollarda vatandaşın dertlerine cözüm üretmek için gecemizi gündüzümüzü birbirine katarak , yıllardır hala aynı sorunlarla boğuşmaya devam ettiğimizi karınca kaderince anlatmaya çalıştım. Ancak Avrupalı Türklerin sorunları sadece Sılayolundan ibaret değil. Sılayolu güzergahında öyle yaşanan sorunlar varki, sezon geldiğinde vatandaşın cebindeki paraya göz diken , vatandaşımızı mağdur eden Çakallara değinmedim bile. Velakin ; Gurbetçilerin sorunları çok büyük.

Sezon geldiğinde vatandaşın cebine göz diken, gurbetçiyi mağdur eden yapıların hâlâ var olması kabul edilebilir değil. Bu sorunlar toplantıyla değil, icraatla, kararlılıkla çözülür.

2022’de yaptığımız anket çalışmasıyla Ankara’ya bir çıkarma yaparak partiler üstü kapı kapı gezdik. Herkes yaptığımız anket çalışmasından övgüyle bahsetti, sırtımızı sıvazladı…
Amma Velakin , sonrası gelmedi.

Milyarlarca Döviz, Peki Karşılığı Ne?

Bir gerçeği daha hatırlatayım.
Avrupalı Türkler, Türkiye ekonomisinin en önemli dayanaklarından biri. Sadece 2025 yılında resmi kanallarla aktarılan döviz miktarı 15 milyar doların üzerinde.

Avrupa’da alın teriyle kazanılan bu paralar, memleketle bağ kopmasın diye seve seve gönderiliyor. Üstelik yazın gelen bir gurbetçi, klasik bir turiste göre en az üç kat fazla harcıyor.

Ev yaptırıyor, tadilat yapıyor, düğün yapıyor, esnafı ayakta tutuyor.
Ama karşılığında gördüğü muamele iç yakıyor.

Sonuç: Ne Burada, Ne Orada…

Dağları, yolları aşıp “Vatan” diye toprağı öpmeye geliyoruz.
Ama ne yazıktır ki, kendi memleketimizde yabancı muamelesi görüyoruz.

Geri dönüş yolunda bavulumuz dolu ama kalbimiz kırık oluyor.

Şimdi buradan soruyorum:
Biz bu vatanın öz evladı değil miyiz?
Bu gücün, bu fedakârlığın farkında mısınız?
Yoksa bizi hâlâ sadece döviz gönderen bir makine olarak mı görüyorsunuz?

Unutmayın…
Gurbetçinin kalbi kırılırsa, vatanın bir kolu kanadı kırılır.

Son olarak bizleri davet eden herkese teşekkür ederim.
Sürç-i lisan ettiysek affola.
Biz açık sözlü insanlarız. Hizmeti severiz, insanı severiz. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da vatandaşımızın yanında olmaya, faydalı her çalışmaya destek vermeye hazırız.

Velakin; Ne Oralıyız, Ne Buralı…

Yazan: Sezai Koç – Silayolu.com

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.