Akşamın erken kararmasından yakınanlar yaz saatini özlüyor, sabah daha aydınlık bir güne uyanmak isteyenler ise kış saatini savunuyor. Peki, vücudumuz hangisini tercih ediyor? Bilimsel değerlendirmeler, sağlık açısından halk arasında “kış saati” olarak bilinen standart saatin daha uygun olduğuna işaret ediyor.
Akşamın erken karanlığından nefret edenler yaz saati uygulaması için mücadele ederken, sabah daha parlak bir güneşle uyanmak isteyenler standart zaman için mücadele ediyor. Vücudumuzun hangisini seçmesini istiyoruz? Bilimsel çalışmalar, standart zamanın (yaygın adıyla “kış saati”) daha sağlıklı olduğunu gösteriyor.
Sabah alarm çaldığında yataktan kalkmakta zorlanıyor ve gece uyuyamıyor musunuz? Günlük koşuşturma ve uyku alışkanlıklarının yanı sıra kullandığımız zaman sistemi de bunun bir parçası olabilir.
Kanada’daki British Columbia Üniversitesi’nden Profesör Raymond Lam ve meslektaşları bu tartışmayı sağlık perspektifinden Kanada Tıp Derneği Dergisi’nde analiz ediyor. Mevsimsel saat değişikliklerinin kaldırılması gerekiyorsa, biyolojik ritim açısından yıl boyunca standart zamanın daha uygun olduğunu söylüyorlar.
Vücudumuzun saati sabah ışığına bakar
Telefonumuzdaki saat bir dokunuşla değişse bile, vücudumuzun aynı hızda tepki vermesi her zaman kolay değildir. Gün ışığı, uyku ve uyanıklık düzenlerimizi belirleyen yaklaşık 24 saatlik biyolojik ritmimiz için bir işarettir.
Sabah ışığı iç saatimizi güne ayarlar; akşam daha uzun süre ışığa maruz kalırsak bu ritmi ileriye kaydırabilir. Amerikan Uyku Tıbbı Akademisi de kalıcı standart zamanı destekliyor çünkü “insan biyolojisine daha iyi uyuyor”.
Yaz saati uygulaması günü uzatmaz
İşten sonra ışıkta yürüyüş yapmak; alışverişe gitmek; aileyle dışarıda vakit geçirmek… Yaz saati uygulamasının en sevilen yanı, akşamları bize sunduklarıdır.
Ancak saatleri ileri almak güne ekstra bir saat ışık eklemez; güneşin doğuşunu ve batışını saat üzerinde daha geç bir zamana taşır. Kalıcı yaz saati uygulandığında, kışın zaten geç aydınlanan sabahlar bir saat daha geç olur — erken işe ve okula gidenler daha uzun süre karanlıkta güne başlar. Lam ve meslektaşlarının analizi, sabah ışığındaki bu değişimin biyolojik saat için neden önemli olduğunu gösteriyor.
Asıl zorluk bahar geçişidir
Tüm saat değişiklikleri arasında, baharda kaybedilen bir saat en dramatik olanıdır. “Amerikan Uyku Tıbbı Akademisi, yaz saati uygulamasını (DST) takiben uyku ve biyolojik ritimdeki bozulmaların sağlık ve trafik güvenliği için olumsuz sonuçlarla ilişkili olduğunu” buldu. Ancak bu, herkesin bu etkiyi göreceği anlamına gelmez.
Bilim insanlarının dikkat çektiği ayrım şu: Saatlerin yılda iki kez değiştirilmesini bırakmak ile hangi saatin kalıcı olacağına karar vermek iki ayrı mesele. Akşam aydınlığının günlük hayattaki cazibesine karşılık, sağlık açısından yapılan değerlendirmelerde sabah ışığını koruyan standart saat öne çıkıyor.
Haber: Silayolu.com – Haber Merkezi
Foto: Yapay Zeka















