DOLAR 47,88230,11%
EURO 55,47540,38%
ALTIN 6.755,150,95
BITCOIN 3002523-1.7%
Kervansaray haber içi manşet üstü
Esimfo 480 x 1800 px
ETA Türkiyeyolyardimi
SILA YOLU SORUNLARI BU YIL TAVAN YAPTI
4508 okunma

SILA YOLU SORUNLARI BU YIL TAVAN YAPTI

13 Ağustos 2026 23:54
SILA YOLU SORUNLARI BU YIL TAVAN YAPTI
0

BEĞENDİM

Esimfo Haber ici

İskender Güngör – KÖLN

Avrupa’dan yıllık izinlerini Türkiye’de geçirmek üzere yola çıkan gurbetçilerin bu yılki Sıla Yolu macerası, sevinç kadar sıkıntıları da beraberinde getirdi. Sezon başında Kayserili bir ailenin yaşadığı ölümlü kazayla başlayan izin döneminde; araç yangınlarından araçların bağlanmasına, yüksek para cezalarından gümrük işlemlerindeki sorunlara kadar çok sayıda olay yaşandı.

Gurbetçilerin Sıla Yolu’nda karşılaştığı sorunları yakından takip eden Silayolu.com Medya ve Sılayolu Avrupa Türk Otomobil Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sezai Koç ile 2026 izin sezonunu ve gurbetçilerin dikkat etmesi gereken konuları konuştuk.

“ŞİKÂYETLERDE ÖNCEKİ YILLARA GÖRE ARTIŞ VAR”

whatsapp haber hattı 400x50

Sezai Bey, 2026 izin sezonu nasıl gidiyor?

SEZAİ KOÇ: 2026 yaz izin sezonunun bitmesine yaklaşık iki ay var. Ancak son günlerde vatandaşlarımızın şikâyetlerinin önceki yıllarda görülmemiş şekilde arttığını gözlemliyoruz.

Yine yaz geldi, yine valizler hazırlandı. Avrupa’nın dört bir yanındaki milyonlarca gurbetçi, bir yılın özlemiyle, yüreklerinde binbir heyecan ve memleket hasretiyle Sıla Yolu’na çıktı. Ama ne yazık ki 2026 yazında da manzara değişmedi:

Uçak biletleri yine ateş pahası… 600-800 Euro’dan başlayan bilet fiyatlarıyla, ailece memlekete gitmek isteyen bir gurbetçinin yıllık birikimi daha Anadolu topraklarına varmadan tükenmektedir. Oysa biz lüks için değil, hasret için yola çıkıyoruz. Bir yıla sığdırılamayan özlemi birkaç haftaya sıkıştırmak için bu çileye katlanıyoruz. Ancak bu yolculuk sadece kavuşma değil; aynı zamanda sabır, dikkat ve bilinç gerektiren uzun bir süreç.

Avrupa’da yaşayan milyonlarca gurbetçi artık isyan ediyor. Yaz aylarında bilet fiyatları %200’e varan zamlarla cep yakıyor, gönül bağımızı zorluyor. Artık uçak bileti almak bazen bir tatil değil, neredeyse bir yatırım gibi…

Bir Ailenin Yol Parası Küçük Bir Servet Değerinde Paris, Berlin, Frankfurt, Amsterdam… Gurbetçilerimizin yoğun olduğu şehirlerden memlekete uçmak neredeyse lüks hâline geldi. Dört kişilik bir ailenin gidiş-dönüş bilet maliyeti 2.000 – 2.500 Euro seviyelerine ulaşmış durumda. Bu, asgari ücretle geçinen bir ailenin tüm yıllık birikimi demek. Çoğu aile artık “Bu yıl da gidemedik” diyerek tatil planlarını ya erteliyor ya da tamamen iptal ediyor.

Çocuklarımız Kültüründen Kopuyor Bilet fiyatlarının yüksekliği sadece ekonomik değil, aynı zamanda kültürel bir sorun. Çocuklarını memlekete götüremeyen aileler, miniklerin Türkçe pratiğini kaybettiğini, dede-nine sevgisinden mahrum kaldığını dile getiriyor. “Biletler arttıkça çocuklarımız özünden uzaklaşıyor,” diyor gurbetçiler. Haklılar… Çünkü bir uçak bileti sadece ulaşım değil, özümüzle bağımızın bir köprüsüdür.

Sezai Bey, 2026 izin sezonunda en zorlu sınır kapısı hangisiydi?

SEZAİ KOÇ: Bu yıl sınırlarda EES kaosu yaşandı. EES Sistemi trafiği felç etti!

Bu yıl bütün sınır kapıları sorunluydu. 10 Nisan 2026 itibarıyla Avrupa Birliği sınırlarında yeni bir dönem başladı. EES (Entry-Exit System) sisteminin 24 saat kesintisiz ve tam kapasiteyle uygulanmaya konulması tatil yoğunluğuyla birleşince sınır kapıları adeta kilitlendi.

Avrupa Sınır Kapılarında Uzun Araç Kuyrukları Hırvatistan-Sırbistan sınırı Batrovci’de, Macaristan sınırı Röszke’de ve Sırbistan-Bulgaristan sınırındaki durum içler acısıydı. Nisan ayında yürürlüğe giren EES sistemi, sınır kapılarında devasa kuyruklara ve 10-15 saati bulan beklemelere neden oldu. Sırbistan sınırında 35 kilometreyi bulan uzun kuyruklar oluştu. İnsanlar bu kuyrukları aşmak için kavurucu sıcakta, araçlarından inerek saatlerce çaresizce beklemek zorunda kaldılar.

Biyometrik Kontrol: Schengen bölgesine ilk girişte artık şu işlemler zorunlu:

  • Pasaportun dijital olarak okunması
  • Yüz fotoğrafının çekilmesi
  • Sağ el parmak izlerinin alınması

Yolcuların araçtan inip kamera karşısına geçmesi gerektiği için her araçta işlem süresi ciddi oranda uzuyor. Bu durum da kilometrelerce uzayan kuyrukların oluşmasına ve uzun süreli beklemelere yol açıyor.

“KAVUŞMA SEVİNCİ ACIYA DÖNMESİN”

Saatlerce otoyollarda yaşanan trafik yoğunluğu, sınır kapılarındaki uzun beklemeler ve yorgunluk, Sıla Yolu’nun artık alışılmış sorunları hâline geldi. Ancak küçük bir dikkatsizlik bile tatilinizi acı bir hatıraya dönüştürebilir. Bu nedenle vatandaşlarımızın, özellikle Türkiye’ye girdikten sonra çok daha dikkatli olması gerekiyor.

Sezai Bey, vatandaşlarımız memlekete geldiklerinde nelere dikkat etmeliler, ne gibi tavsiyeleriniz olabilir?

SEZAİ KOÇ: Çok güzel bir soru, bu sorunun gelmesini bekliyordum. Çok teşekkür ederim.

Sınırdan geçip memleket toprağına ayak basmanın verdiği o büyük duygusallık, sevinç ve rahatlama dalgası maalesef bazı art niyetli kişilerin fırsatçılık yapmasına zemin hazırlıyor. Uzun yolun yorgunluğuyla birleşen bu güven hissi, gurbetçilerimizi dolandırıcıların ve hırsızların açık hedefi hâline getirebiliyor.

Kapıkule’den ülkeye giriş yaptıktan sonra maalesef vatandaşlarımız yine birçok sorunla karşı karşıya kalıyorlar. Her yıl yaşanan sorunların başında Sahte HGS ve Vinyet Tuzakları geliyor:

  • Yetkisiz Satış Noktaları: Sınır kapısının hemen çıkışındaki bazı büfeler, döviz büroları veya yol kenarı tezgahları “HGS satılır” diyerek normal bedelin çok üzerinde paralar talep etmekte veya sahte/geçersiz makbuzlar vermektedir.
  • İçi Boş veya Fahiş Fiyatlı SIM Kart Tezgahları: Sınır yakınındaki tesislerde fahiş fiyatlara SIM kart satılmaktadır. Bazen paranızı alıp içine internet paketini yüklemeden “1 saat sonra açılır” diyerek içi boş hatları verip gurbetçileri dolandırmaktadırlar.
  • Milli Duyguların İstismarı: Beyaz Cami önünde insanların milli duygularını sömüren bayrakçılar var. Bu kişiler oradan derhal uzaklaştırılmalıdır.

Dinlenme Tesislerindeki Hırsızlık ve Gasp Olayları Özellikle Edirne-İstanbul otoyolu üzerindeki veya otoban kenarındaki tenhada kalan bazı tesislerde; kendisini polis gibi tanıtan ya da aracınızın lastiğinin patladığını/arkadan duman çıktığını söyleyerek sizi durdurmaya çalışan çeteler olabilmektedir. Gurbetçilerimizin güvenliği için jandarmamızın mutlaka bu tesislerde görev yapması gerekmektedir.

İsterseniz şimdi trafikten devam edelim. Ülkemizde trafik en büyük sorun; bir anda kendinizi bir trafik kaosunun içinde buluyorsunuz. Stres ve sinir tavan yapıyor. (Bunlar zaten bilinen gercekler ve günlük hayatta karşılaşılan olaylar)

“Gurbetçilerimiz Türkiye’de Araç Kullanırken Kesinlikle Tartışmaya Girmesinler” Türkiye’de trafik ortamının Avrupa’dan farklı olduğunu unutmamak gerekiyor. Özellikle yabancı plakalı araç kullanan gurbetçilerimizin en küçük trafik tartışmasında dahi dikkatli olması şart. Haklı olduğunuzu düşünseniz bile karşı tarafla bağırıp çağırarak tartışmaya girmek yerine polisi çağırıp tutanak tutturmak en doğru hareket olacaktır. Çünkü siz haklı olsanız bile olayın büyümesi hâlinde işler sizin açınızdan daha zor hâle gelebilir. Özellikle yabancı plakalı araç kullanıyorsanız haklılığınızı gerektiğinde hukuki yollarla aramak daha doğrudur.

Bizde “Develeri ürkütmediğin sürece her şey yolunda” diye bir söz vardır. Ama deve ürkerse iş değişir. Bu nedenle vatandaşlarımızın sabırlı olması gerekiyor.

“KIRMIZI IŞIKTA DURDUYSANIZ ARKANIZDAN GELENE DİKKAT EDİN” Avrupa’daki trafik disiplini Türkiye’de her zaman aynı şekilde işlemeyebiliyor. Örneğin kırmızı ışıkta durduğunuzda arkanızdan gelen sürücünün buna hazırlıklı olmadığını unutmayın. “Ben Avrupa’dan geldim, haklıyım” düşüncesi sizi ve ailenizi riske atabilir. Türkiye’de sadece araç kullanırken değil, sokakta yürürken bile bulunduğunuz ortamın şartlarına göre hareket etmeniz gerekiyor.

“YAYAYA YOL VERME REFLEKSİNDE DİKKATLİ OLUN” Avrupa’da alışkanlık hâline gelen yayaya yol verme refleksi Türkiye’de her yerde aynı şekilde karşılık bulmayabiliyor. Yaya geçidinde durduğunuzda arkanızdan gelen araç sürücüsü sizin duracağınızı hesaplamamış olabilir. Bu da zincirleme kazalara neden olabilir. Bu nedenle yayaya yol verirken bile arkanızdaki trafiği kontrol etmeniz gerekiyor.

“DÖNER KAVŞAKLARDA HER AN ÇARPIŞMA YAŞANABİLİR” Döner kavşaklar da gurbetçilerin dikkat etmesi gereken yerlerin başında geliyor. Kavşakta yol hakkınız olsa bile sağdan ve soldan gelen bazı araçlar size yol vermeyebiliyor. Siz beklerken birçok araç önünüze girebiliyor. Tam kavşağa gireceğiniz sırada başka bir araç daha önünüze çıkabiliyor. Bu nedenle “yol benim” diyerek ısrar etmek yerine kazayı önleyecek şekilde hareket etmek gerekiyor.

“PAZAR ALIŞVERİŞLERİNDE DİKKATLİ OLUN” Gurbetçilerimizin dikkat etmesi gereken bir diğer konu da alışveriş. Pazarda alışveriş yaparken ürünlerin tamamını dikkatli şekilde kontrol etmek gerekiyor. Bazen üst tarafa sağlam ürünler konulurken torbanın altında bozuk veya kalitesiz ürünlerle karşılaşılabiliyor. Bu konuda vatandaşlarımızın hem ürünleri hem de aldıkları miktarı kontrol etmelerini tavsiye ediyorum.

“EĞLENCENİN ORTASINDA BİLE DİKKATLİ OLUN” Sokaklarda yapılan asker uğurlamaları, düğünler ve diğer kutlamalar sırasında da zaman zaman maganda kurşunları nedeniyle hayatlar kararıyor. Kısacası Türkiye’de nerede olursanız olun dikkatli olmak gerekiyor. Avrupa’daki reflekslerimizi tamamen Türkiye’ye taşımak yerine bulunduğumuz ülkenin gerçeklerini dikkate almalıyız.

“SAĞLIK SİSTEMİNDE DOĞRU YOLU BİLMEK GEREKİYOR”

Gurbetçilerin Türkiye’de sağlık hizmetlerinden yararlanırken de sistem hakkında bilgi sahibi olması gerektiğini belirten Koç, yaşadığını söylediği bir olayı şöyle anlattı:

“ÇOCUĞUN SAĞLAM KOLUNU ALÇIYA ALDILAR” “Yeğenimin 5 yaşındaki kızı parkta oynarken düşmüş. Hastaneye götürdük. Röntgen çekildi ve kolunun çatlak olduğu, alçıya alınması gerektiği söylendi. Görevli asistan çocuğa ‘Hangi kolun ağrıyor?’ diye sordu. Çocuk o sırada sağ kolunun daha fazla ağrıdığını söyleyince sağ kolunu gösterdi. Bunun üzerine sağ kolu alçıya alındı.

O telaşla ilk anda fark edemedik. Daha sonra babası çocuğun koluna baktığında bir terslik olduğunu fark etti. ‘Hastanede sol kolunda çatlak olduğunu söylemişlerdi, neden sağ kolu alçılı?’ diye sorunca hemen hastaneye geri gittik. Görevli asistana durumu anlattık. O da ‘Ben çocuğa sordum, sağ kolum ağrıyor dedi, ben de sağ kolunu alçıya aldım’ dedi. Üç gün sonra kontrole gittik. Yeniden röntgen çekildi. Bu kez muayene eden doktor, çocuğun herhangi bir kolunda kırık veya çatlak olmadığını söyleyerek ‘Bu çocuğu neden alçıya aldınız?’ diye bize sordu.”

“GURBETÇİLER SAĞLIK SİSTEMİNİ İYİ ÖĞRENSİN” Koç, gurbetçilerin Türkiye’de sağlık hizmetlerinden yararlanırken özellikle sosyal güvenlik haklarını ve gerekli belgeleri önceden öğrenmeleri gerektiğini belirterek YUPASS uygulamasına dikkat çekti:

“Gurbetçilerin önemli bir bölümü YUPASS numarasını bilmiyor. Türkiye’ye gelmeden önce kendi ülkeniz ile Türkiye arasındaki sosyal güvenlik anlaşmalarını araştırın. Gerekli sağlık belgesini alarak SGK üzerinden işlemlerinizi yaptırın. YUPASS numarası ile SGK’nın anlaşmalı sağlık kuruluşlarından yararlanma imkânınız olabilir. Bu nedenle vatandaşlarımız Türkiye’ye gelmeden önce bu konuyu mutlaka araştırmalı.”

“GURBETÇİYE ÇİFTE TARİFE UYGULANIYOR” Koç, özellikle özel sağlık kuruluşlarında Avrupa’da yaşayan gurbetçilere daha yüksek ücretler çıkarıldığını öne sürerek, “Aynı doktora, aynı şikâyetle giden bir Türkiye vatandaşının 3-5 bin lira ödediği yerde gurbetçiye 15-20 bin lira ücret çıkarıldığı durumlarla karşılaşıyoruz” dedi.

Kendi yaşadığı bir olayı da anlatan Koç, “Torunum parkta oynarken kolunun üzerine düşünce hemen hastaneye götürerek acilden giriş yaptık,Torunumun kolunda çatlak tespit edildi ve alçıya alındı. Üç gün sonra hastaneye tekrar kontrole gittiğimizde 15 bin lira tedavi masrafı çıkarıldı. Hastaneye acil giriş yaptığımızı söyledik. YUPASS numaramız olduğunu belirtik. Yaşanan kısa bir anlaşmazlığın ardından sorunu çözdük ve bizden talep edilen ücreti ödemedik” ifadelerini kullandı.

Koç’ Vatandaşlaırmız bu gibi durumlar için hazırlıklı olmalılar ve mutlaka YUPASS numaralarını alsınlar aksi taktirde yüksek hastane masrafları ile karşı karşıya kalabilirler.dedi. Sezai Koç’ sözlerine şöyle devam etti.

“AMACIMIZ TÜRKİYE’Yİ KÖTÜLEMEK DEĞİL” Gurbetçilerin yıllardır Türkiye ekonomisine önemli katkı sağladığını ifade eden Koç, yaşanan sorunların gurbetçilerin Türkiye’ye yönelik bakışını olumsuz etkilememesi gerektiğini söyledi:

“Gurbetçiler yıllarca ‘döviz getiren kahraman’ olarak görüldü. Yaz tatilinde Türkiye’ye geldiklerinde ekonomiye ciddi katkı sağlıyorlar. Çarşıda, pazarda, otelde, restoranda harcadıkları paralarla bir çok sektöre katkıda bulunuyorlar. Ama iş sağlığa geldiğinde ‘Senin cebinde Euro var’ anlayışıyla karşılaşmak insanları üzüyor. Sağlıkta ayrımcılık toplumun vicdanında derin yaralar açar. Bu sözleri söylemek kolay değil. Amacım ülkemizi kötülemek değil; tam tersine vatandaşlarımızın hazırlıklı olmasını istiyorum. ‘Burası Türkiye, burada böyle’ cümlesiyle karşılaşmalarını istemiyorum.”

“HAKLI OLMAK YETMEZ, AKILLI OLMAK GEREKİR”

Sezai Koç, izin yoluna çıkacak gurbetçilere son olarak şu uyarılarda bulundu:

“Akıllı ve sabırlı olun. Belgelerinizi, sigortanızı ve sağlık evraklarınızı kontrol edin. Ancak en önemlisi, sabrınızı ve sağduyunuzu yanınıza alın. Sıla yolculuğunuz acıyla değil, huzurla dolsun. Çocuklarınıza güzel anılar bırakın, sevdiklerinizle dolu dolu bir tatil geçirin. Unutmayın: Haklı olmak yetmez, akıllı olmak gerekir.”

Sezai Bey, 2026 yılı yaz tatilinin henüz ortasındayız. Bu sezon gurbetçi yine Sıla Yolu’nda çile çekti mi?

SEZAİ KOÇ: Efendim, tabirimi mazur görün; bu yıl gurbetçimiz, yani Avrupalı Türk vatandaşlarımız açısından çilenin ve sorunların tavan yaptığı bir yıl oldu.

Malum, izin sezonu başlamadan önce Türkiye’ye getirilen araçları kimin kullanabileceği konusunda yaşanan paradoks vatandaşların kafasını karıştırdı. Yönetmelik ve uygulamalar belki biraz daha esnek ve vatandaşımızdan yana görünse de sahada mevzuatın ilgili birimlere ulaşmaması nedeniyle bazı jandarma ve polis uygulamalarında vatandaşlarımız zor durumda kaldı.

Bazı yanlış uygulamalar devletimiz tarafından sonradan telafi edildi. Ancak araç sahibinin ya da izin verilen sürücülerin dışında bir kişinin aracı kullandığının tespit edilmesi hâlinde çok ağır cezalarla karşılaşan gurbetçiler oldu. Öyle cezalarla karşılaşanlar var ki neredeyse araçlarının bedeli kadar para cezası ödemek zorunda kaldılar. Bu konu bana göre hâlâ ucu açık bir mesele. Uygulamanın yeniden gözden geçirilmesi ve vatandaşın mağduriyetinin önüne geçilmesi gerekiyor.

“RADAR CEZALARI DA GURBETÇİYİ VURDU” Radar cezalarına ayrıca uzun uzun girmeye gerek görmüyorum. Çünkü bu artık sadece gurbetçinin değil, Türkiye’de yaşayan herkesin problemi. Ancak izin dönüşü yola çıkan bazı gurbetçiler, güzergâhlarda izin parası kadar yüksek radar cezalarıyla karşı karşıya kaldı.

Trafik Cezaları ve HGS Borçları: Türkiye sınır kapılarından çıkış yapmadan önce ödenmemiş HGS ihlalleri, köprü/otoyol borçları ve trafik cezaları sistemde görünmektedir. Girişte veya çıkışta zaman kaybetmemek için Dijital Vergi Dairesi (GİB) üzerinden ceza sorgulaması yapmaları; varsa bu cezaları dönüşe geçmeden önce ödemeleri ve ödediklerine dair fişlerini yanlarında bulundurmaları faydalı olacaktır.

Yer Kapıkule 18.07.2026

KAPIKULE’DE CEZA KUYRUKLARINA ACİL ÇÖZÜM BEKLENİYOR!

Yaz tatilinin ardından Avrupa’ya dönüş yoluna geçen binlerce Avrupalı Türk, Kapıkule Sınır Kapısı’nda yaşanan yoğunluğa ve karayollarındaki aksaklıklara tepkili. Sürücüler, sınır kapısındaki ceza ödeme çilesinin son bulması ve otoyollarda güvenliğin artırılması için somut adımlar atılmasını istiyor.

Kapıkule Park Alanına veya Sınıra Gelmeden 50-100 km Önce Güvenli Bir Tesis Cehza Ödeme Noktası Kurulsun Dönüş yolunda Kapıkule Sınır Kapısı’nda saatlerce beklemek zorunda kalan sürücüler, yoğunluğun en büyük nedenlerinden birinin Türkiye içinde kesilen trafik cezalarının sınır kapısındaki peronlarda tahsil edilmesi olduğunu vurguluyor.

Sürücüler, kuyrukların önüne geçilebilmesi için Kapıkule park alanında ya da sınıra 50-100 kilometre kala geçici ceza ödeme noktaları veya mobil istasyonlar kurulmasını talep ediyor. Sınıra ulaşmadan önce cezalarını ödeyen sürücülerin sınır kapısındaki gümrük ve pasaport geçiş işlemleri hızlanacak; böylece kilometrelerce uzayan araç kuyruklarının önüne geçilmiş olacak.

  • Sınır Bekleme Süreleri Düşecek: Alternatif ödeme noktaları sayesinde peronlardaki kilitlenme çözülecek.
  • Kamu Hizmeti Verimlileşecek: İşlemlerin sınır öncesinde tamamlanması gümrükteki akıcılığı artıracak.

Gümrüklerde Eski Vekâlet ve Sistem Kaydı Sıkıntısı: Son dönemde Kapıkule ve diğer sınır kapılarında bazı gurbetçilerin araçlarıyla geçişine izin verilmediği bildiriliyor. Bunun en büyük nedeni, daha önce vekâletle Türkiye’ye getirilip geri çıkarılan araçların sistem üzerindeki kapatma kayıtlarının veya düşümlerinin eksik yapılmış olması. Yola çıkmadan önce e-Devlet veya Ticaret Bakanlığı sistemi üzerinden eski araç kayıtlarının mutlaka kontrol edilmesi gerekiyor.

“TÜRKİYE’DE GURBETÇİ ALGISI” VE YAŞANAN SORUNLAR BU YIL DA ZİRVEDE

Biz sahada da çalışmalar yapıyoruz. Bu yıl da vatandaşlarımıza şu soruyu sorduk: “Son yıllarda Avrupalı Türklere yöneltilen dışlamalara maruz kaldınız mı? Türkiye’de herhangi bir sorunla karşılaştınız mı?” Sorulan bu soruya verilen yanıtlar, gurbetçilerin yaşadığı derin kırgınlığı ve beklentileri yine ortaya koydu.

  • Çifte Fiyat Uygulaması ve Algı Operasyonu: Gurbetçilerin en çok şikâyet ettiği konuların başında bazı işletmelerde kendilerine farklı ve yüksek fiyat uygulanması geliyor. Ayrıca sosyal medyada başlatılan olumsuz paylaşımların “gurbetçi düşmanlığı” algısına dönüştüğü ve bundan büyük üzüntü duyduklarını dile getiriyorlar.
  • Fahiş Bilet Fiyatları ve Karayolundaki Kazalar: Bu yıl Sıla Yolu güzergâhında ve memlekette çok sayıda öümlü kaza yaşandı. Yaz sezonunda uçak bileti fiyatlarının fahiş seviyelere çıkması vatandaşı karayoluna yönlendiriyor; bu durum yoğunluğu ve kaza riskini artırıyor. Gurbetçiler bilet fiyatlarının makul seviyeye çekilmesini istiyor.

“GURBETÇİ YOLDA BİRÇOK TUZAĞA MARUZ KALIYOR” Bunun dışında Sıla Yolu’nda gurbetçiyi doğrudan hedef alan başka sorunlar da yaşanıyor. Yolda vatandaşı mağdur eden bazı tamirhane çeteleri, dinlenme tesislerinde ve park alanlarında kurulan çeşitli tuzaklar, yol magandalarının akılalmaz yöntemleri, lastik patlatmak amacıyla yollara bırakılan çivili düzenekler, kaybedilen ehliyet ve araç ruhsatları, arızalanan otomobiller için çekici ve kurtarma sorunları…

Bunların üzerine bir de 40 dereceye yaklaşan sıcaklıklar eklenince gurbetçinin yolculuğu gerçekten çok zorlaşıyor. Bazen gece saat 03.00’te başımızı yastığa koyabiliyoruz. Ancak telefonlarımız o saatte bile susmuyor. Yolda kalan, mağdur olan, aracında problem yaşayan ya da çeşitli tuzaklarla karşılaşan gurbetçiler bizlere ulaşıyor. Bütün bu yoğunluğun içerisinde aldığımız dualar bizim için belki de en büyük kazanç.

“SILA YOLU ALMAN ARTE KANALINA GİRECEK”

Sezai Bey, Alman kanalı ARTE, Sıla Yolu ile ilgili belgesel çekiminde sizi tercih etti. Bu konuda neler söylersiniz?

SEZAİ KOÇ: Evet, sizin de belirttiğiniz gibi ARTE ekibi, Sıla Yolu konusundaki tecrübemizi ve çalışmalarımızı duymuş. Benimle irtibata geçtiler. Almanya’dan başlayıp Kapıkule’ye kadar uzanan yolculuğu adım adım takip ettiler. Güzergâhtaki sorunları, sıkıntılı noktaları ve gurbetçilerin karşılaştığı problemleri kendilerine aktardım. Onlar da bunları yerinde görüntüledi.

Hatta televizyon ekibinin gözleri önünde çok çarpıcı bir olaya da tanıklık edildi: Yol üzerinde faaliyet gösterdiği belirtilen bazı tamirci gruplarının, dinlenmekte olan gurbetçiye ait otomobilin altına girerek şanzıman kablosunu çıkardığı anlar ekip tarafından görüntülendi. Yolda yaşanan ne varsa ekip bunları mümkün olduğunca yerinde kaydetti.

Sezai Koç Yine Bir Aracı Bozulan Gurbetçi Aileye Yardımcı Oluyor

Belgeselin 2026 yılının Eylül ayında yayınlanması planlanıyor. Bu programın, gurbetçinin Sıla Yolu’nda yıllardır yaşadığı sorunların ve çektiği çilenin uluslararası bir yayın kuruluşu tarafından görünür hâle getirilmesi açısından önemli olduğunu düşünüyorum. Belki sorunların tamamını çözmeye yetmez ama en azından gurbetçinin Sıla Yolu’nda yaşadığı gerçeklerin geniş kitleler tarafından görülmesine ve sorunların daha fazla gündeme gelmesine katkı sağlayacaktır.

İskender Güngör – KÖLN

SİLAYOLU.COM EDİTÖRÜN NOTU:

KAMUOYUNA VE DEĞERLİ SIRAT-I MÜSTAKİM / SILA YOLU YOLCULARINA

Değerli Dostlar ve Takipçilerimiz,

Sılayolu.com Medya ve Sılayolu Avrupa Türk Otomobil Derneği olarak, kurulduğumuz günden bu yana tek bir temel gaye ile hareket ediyoruz: Avrupa’dan anavatanımıza seyahat eden soydaşlarımızın ve vatandaşlarımızın yollarda güvenle, huzurla ve mağdur olmadan seyahat etmelerini sağlamak.

Bu doğrultuda; Yönetim Kurulu Başkanımız Sezai Koç, yıllardır görevini sadece masa başında değil, bizzat sahada, gümrük kapılarında ve transit güzergâhlarda sürdürmektedir. Vatandaşlarımızın karşılaştığı teknik, hukuki ve bürokratik aksaklıkları yerinde tespit ederek çözüme kavuşturmayı ilke edinmiştir.

Geçtiğimiz günlerde Başkanımız Sezai Koç’un Hürriyet gazetesine verdiği röportaj, sezon başından bu yana sahada gözlemlediğimiz durumları ve vatandaşlarımızın yaşadığı mağduriyetleri kamuoyunun ve yetkililerin dikkatine sunmak amacıyla hazırlanmıştır.

Bilindiği üzere bu izin sezonu, ne yazık ki Kayserili bir ailemizin yaşadığı müessif ve ölümlü trafik kazasıyla üzücü bir şekilde başladı. Devam eden süreçte; transit ülkelerde yaşanan araç yangınları, araç bağlama vakaları, yüksek idari yaptırımlar, gümrük kapılarındaki yoğunluklar ve organize korsan tamirci gruplarının vatandaşlarımızı hedef alması gibi pek çok ciddi konu sahadaki ekiplerimizce kayda geçirilmiştir.

Röportajda yer alan “SILA YOLU SORUNLARI BU YIL TAVAN YAPTI” başlığı ve içeriği; kesinlikle herhangi bir resmi kurumu, makamı veya yetkili mercileri hedef alma ya da yıpratma amacı taşımamaktadır. Aksine bu ifade; sahadaki yoğunluğun, yaşanan talihsiz olayların ve vatandaşlarımızın karşı karşıya kaldığı risklerin bu yıl her zamankinden daha fazla hissettirildiğini samimiyetle vurgulamak için kullanılmıştır.

Başkanımız Sezai Bey, geçirdiği ağır bypass ameliyatına ve sağlık sürecine rağmen; gece gündüz demeden, tamamen memleket sevgisi ve vatandaş sorumluluğuyla yollara düşmüş; insanımızın cetelerin eline düşerek kurban olmaması, yollarda çaresiz kalmaması ve devlet yetkililerimizin de bu durumlara daha hızlı müdahale edebilmesi adına köprü görevi görmüştür.

Hürriyet gazetesinde yayınlanan Sezai Başkanımızın bu röpörtajı, tamamen iyi niyetli, yapıcı, uyarıcı ve kamu yararını gözeten son derece masum bir saha bilgilendirmesidir. Amacımız; gurbetçilerimizin sesini yetkili makamlara duyurmak, kurumlarımızın sahadaki yükünü hafifletecek çözüm önerileri sunmak ve vatandaşlarımızın mağduriyetlerini en aza indirmektir.

Röpörtajımızın Hürriyet gazetesinde yayınlanmasından 12 saat sonra yayından kaldırılması yada kaldırttırılması ile ilgili yaşanan süreciyle ilgili gelişmeleri kamuoyunun ve siz değerli takipçilerimizin takdirine sunuyoruz. Sılayolu.com ailesi olarak, her koşulda vatandaşımızın yanında olmaya, yollardaki rehberliğimizi ve yetkili kurumlarımızla iş birliği içinde çalışmamızı sürdüreceğimizi tüm samimiyetimizle bir kez daha vurgulamak isteriz.

Sıla yolundaki tüm vatandaşlarımıza hayırlı, kazasız ve belasız seyahatler dileriz. Lütfen trafik kurallarına ve güvenlik uyarılarına hassasiyetle uyunuz.

Saygılarımızla,

Sılayolu.com Medya & Sılayolu Avrupa Türk Otomobil Derneği

Yönetim Kurulu

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.