Almanya Federal Hükümeti, Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da düzenlenecek olan COP31 İklim Zirvesi’nde yenilenebilir enerji yatırımlarının hızlandırılması, fosil yakıt kullanımının azaltılması ve mevcut iklim taahhütlerinin yerine getirilmesini gündeme taşıyacak. Federal Çevre Bakanlığı’nda düzenlenen toplantıda konuşan Federal Çevre Bakanı Schneider, uluslararası iklim politikalarının zorluklarla karşı karşıya olduğunu ancak temiz enerji alanında ilerlemeler kaydedildiğini belirtti. Schneider, güneş enerjisinden üretilen elektriğin kömürden elde edileni geçtiğini fakat küresel ısınma tehlikesinin büyüdüğünü vurguladı.
Arti49’un haberine göre, BM analizlerine göre mevcut gidişatın sürmesi halinde 2100 yılına kadar küresel sıcaklık artışının 2,8 dereceye ulaşabileceğini belirten Schneider, bunun ağır sonuçlara yol açabileceği uyarısında bulundu. Enerji politikalarında köklü değişiklik yapılması gerektiğini savunan Bakan, artan enerji fiyatları ve ekonomik dalgalanmalara dikkat çekerek, “Açıkça söylemek istiyorum: Bu kriz, fosil yakıtların krizidir” dedi. Petrol ve doğal gazın arz güvenliğini garanti etmediğini ifade eden Schneider, ithalata bağımlı ülkelerin ekonomik ve siyasi risklerle karşılaştığını belirtti.
Bakan Schneider’in eleştirilerinden otomotiv sektörü de payını aldı. İçten yanmalı motorlu araçların geleceği olmadığını savunan Schneider, Audi’nin ABD’de içten yanmalı motorlu araçlar için yeni fabrika kurma kararını “Son derece yanlış ve akıl dışı bir karar” olarak nitelendirdi. Berlin’deki toplantıda Türkiye’nin Almanya Büyükelçisi Gökhan Turan ile COP31’in eş başkanlığını üstlenen Avustralya’nın Büyükelçisi Natasha Smith de yer aldı. Büyükelçi Turan, Türkiye’nin toplam enerji tüketiminde elektriğin payını 2035 yılına kadar yüzde 20’den yüzde 35’e çıkarmayı hedefleyen “35 by 35” girişimini anlattı. Avustralya Büyükelçisi Smith ise Antalya’daki görüşmelerden somut sonuçlar alınmasını istediklerini kaydetti.
Zirvenin en önemli gündem maddelerinden birini gelişmekte olan ülkelere sağlanan iklim finansmanı oluştururken, Almanya’nın bu alandaki harcamaları eleştirilerin odağında yer aldı. Federal Hükümet, en az 6 milyar Euro olarak belirlediği finansman desteğini 2025 yılında yaklaşık 5 milyar Euro seviyesinde tuttu. Toplantıda konuşan Alabali Radovan, iklim değişikliğinin küresel adalet meselesi olduğunu vurgularken, Schneider ve Alabali Radovan düşüşü bütçe sıkıntılarıyla açıkladı ve özel sektörden daha fazla kaynak sağlandığını belirtti. Alman hükümetinin ayrıca ekonomik gücü yüksek gelişmekte olan ülkelerden, özellikle Çin’den daha fazla finansman katkısı beklediği değerlendiriliyor.
Almanya’daki çevre ve kalkınma kuruluşları ise hükümetin taahhütlerini yerine getirmesini istedi. Germanwatch’tan Laura Schäfer mevcut politikaları yetersiz bulurken, Venro’dan Anika Schröder sanayileşmiş ülkelerin mali destekleri azaltmasının müzakerelere zarar verebileceği uyarısında bulundu. Antalya’daki zirvede, ülkelerin verdikleri sözleri ne ölçüde yerine getirdiği ve gerekli mali kaynakların nasıl sağlanacağı konularının öne çıkması bekleniyor.
Kaynak: Artı49















