İşte yedinci günün merhalesi: İhlası derinleştirme günü.
Ramazan’ın yirmi üçüncü gününe ulaştık. Artık bu günler, kalbin arınması, ruhun dirilmesi ve kulun Rabbine yaklaşması günleridir.
Şehr-i Ramazan’ın sekizinci günü, kulun takvâ merdiveninde bir basamak daha yükselme günüdür.
Muhammad sav Efendimiz Ramazan’ın son günleri yaklaştığında ibadetini daha da artırırdı.
Şehr-i Ramazan – 9. Günün Merhalesi: Tevekkül ve Teslimiyet
Kadir Gecesi’nin özü kalbin Allah’a yönelmesidir.
Şehr-i Ramazan’ın 10. günü, rahmet günlerinin son halkasıdır. Zira Peygamber Efendimiz Ramazan’ı üç kısma ayırmıştır:
Ramazan’ın on birinci günü sadece sabrın değil, aynı zamanda mağfiret (bağışlanma) arayışının başladığı gündür.
Gurbette Ramazan: Hasretle Başlayan, Huzurla Dolan Mübarek Ay Kapımızda!
”Şehr-i Ramazan – 12. Gün” Oruç, Muhammed’in yaşadığı bir kulluk hâlidir. Onun açlığı sabırdı, susuzluğu teslimiyetti, iftarı şükürdü.
Unutma ey gönül… Ramazan Ayı, Nefsi Terbiye Zamanı…
Şehr-i Ramazan – 13. Günün Merhalesi. Bu merhale, kalbin kararmasına izin vermeme merhalesidir. Çünkü mümin için ümitsizlik yoktur.
Kalbin Arınışı ve Kur’an’la Diriliş
Bu mübarek ayın günleri birer birer geçerken mümin için her gün ayrı bir fırsat, ayrı bir rahmet kapısıdır.
Ramazan yalnızca aç kalmak değildir. O, sabrı kuşanma mevsimidir. Rabbimiz Kur’ân-ı Kerîm’de: “Şüphesiz Allah sabredenlerle beraberdir.”