Bir başkadır gurbet hediyesi

Yrd. Doç. Dr. Mura, gurbetçilerin Almanya’dan Türkiye'ye getirdikleri hediyeleri ve onların göç hikâyelerini "Göçün Getirdikleri: Göçmen Hediyeleri" adlı çalışmasında topladı.

Yrd. Doç. Dr. Mura, gurbetçilerin Almanya’dan Türkiye'ye getirdikleri hediyeleri ve onların göç hikâyelerini "Göçün Getirdikleri: Göçmen Hediyeleri" adlı çalışmasında topladı.

İZMİR (DHA) - 30 Ekim 1961’de Almanya ile Türkiye arasında imzalanan İşgücü Alımı Anlaşmasıyla bu ülkeye çalışmaya başlayan Türklerin, memleket ziyaretlerinde eş, dost ve akrabalarına götürdükleri hediyeler, ‘Göçün Getirdikleri: Göçmen Hediyeleri’ adlı çalışmada toplandı.

İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Dekan Yardımcısı, Görsel İletişim Tasarım Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Gökhan Mura, araştırmasında, Almanya’dan getirilen hediyelerin anlattığı göç hikâyelerinin iki ülke arasında ekonomik ve kültürel ilişkilere farklı bir açıdan bakılmasını sağladığını söyledi. Almanya’da üçüncü nesle ulaşan yaklaşık 3 milyon Türkiyeli göçmen bulunduğunu, çam sakızı çoban armağanı olarak da tanımlanan hediye alımının bir geleneğin yansıması olduğunu belirten Mura, şunları söyledi:

"Çikolatalar vitrinlerde bozuldu"

“Çocukluğumda, yurt dışından tanıdıklarımızın getirdiği nesnelere, sabun, krem, çikolata gibi küçük hediyelere ayrı bir değer verilirdi. O hediyeler Türkiye’de bulunmadıklarından, ikincisinin ne zaman geleceğinin bilinmemesi nedeniyle uzun süre kullanılmazdı. Bu durum o ürünleri gözümüzde özel yapıyordu. Bu anlam kayması, nesnelerin kullanım değeri ötesinde kazandığı değer, kullanılsın ve bitsin diye yapılan bir nesnenin ömrünü uzattı. Ürünün daha yavaş tüketilmesini sağladı. Birçok hediye de vitrinlerde saklandı. Kimi zaman çikolatalar tüketilmediği için bozuldu. Gurbetçi hediyelerini, ekonomik ve kültürel ilişkilere yeni bir bakış açısı sağladığı için araştırmak istedim.”

Gurbetçi hediyesinin tadı 

Gurbetçilerin hediyeleriyle ülkenin maddi kültür iklimine katkıda bulunduğunu, Türkiye’de anlatılan Almanya hikâyesine de farklı bir anlatı sağladıklarını belirten Mura, şöyle devam etti:

“Almanya’dan gelen hediyelerin çoğu memleketteki sevdiklerine ufak tefek hediyeler getirmek temel duygusundan dolayı getirilmiş olsa da hediyelerin bir kısmı göçün ilk yıllarında orada yaşanan zorluklara değinmeyen bir anlatı oluşturuyor. Türkiye’de daha farklı bir Almanya hikâyesi anlatıyordu. Yıllık izinlerinde memleketi ziyaret eden göçmenler, hem kıyafetleri hem de getirdikleri eşya ve hediyelerle göze batan şahsiyetler oldu. Başka ülkelerin endüstri ve ekonomi politikalarıyla şekillenen ürünler, Türkiye’de az bulunan, değerli ve sahip olunması arzu edilen endüstriyel egzotik nesneler haline geldi. Bu nedenle şampuan, sabun, çikolata, oyuncak gibi ufak hediyeler sınırı geçip Türkiye’ye geldiğinde bir anlam kaymasına uğradı. Bu durum Türkiye’de de bu ürünlere ulaşılabilmesiyle bir hayli değişti. Zamanında çokça değer verdiğimiz, bizlere hediye olarak gelen endüstriyel egzotik nesneler, Türkiye’de de rahatça ulaşılabilir tüketim nesnelerine döndüklerinden beri Almanya’dan gelenlerin de eski tadı kalmadı gibi görünüyor.”

 

Share

We use cookies to improve our website. By continuing to use this website, you are giving consent to cookies being used. More details…