Perşembe, 25 Ocak 2018 23:56

    Eğitimli toplum olmalıyız

    Written by
    Rate this item
    (1 Vote)

    Değerli dostlarım, bundan önceki yazılarımda da sık sık dile getirdiğim bir konu olan eğitimi yine ele alacağım; çünkü, eğitimsiz bir toplumu günümüzde düşünmek dahi istemiyorum.

     

    İçinde yaşadığımız Kuzey Ren Vestfalye eyaletinde yarı yıl karneleri (ilk ve orta dereceli okullarda) Şubat ayında veriliyor. Bu karnelerle birlikte, ilkokul 4. sınıf öğrencileri, aldıkları notlarına göre eğitim ve öğrenimlerine yön verecekler. Öğretmenlerin tavsiyeleri elbette dikkate alınmalı; fakat, siz ebevyenlerin de çocuklarınız hakkındaki izlenimleri de önemli. Elbette her ebevyenin arzusu, çocuklarının en iyi okullara devam etmesi. Burada dikkat edilecek bir önemli husus da, çocuğun kaldıramayacağı seviyedeki ve kendi zekasının üzerindeki bir okul tercihinden kaçınmaktır. Bu durumda çocuk okula ve derslere soğuk kalabilir. Yani çocuklarınızın kaldıramayacağı bir yükden kaçının. İlle de Gmynasium (Lise) olacak diye ısrar etmek doğru bir davranış olmaz. Eğer, Gmynasium’a kayıt yaptırsanız bile; çocuğunuzun başarısız olması durumunda, bu çocuk Gesamtschule, Realschule veya eğitim seviyesi daha geride olan Hauptschule’ye de gönderilmesi söz konusu olabiir. Bunu düşünmek dahi istemiyorum ama; bu durumda olan bir çocuk psikoljik olarak da sıkıntılar yaşayabilir. Burada önemli olan çocuğunuzun ilkokuldaki başarı grafiğine göre hareket edip, temkinli ve doğru tercih yapılmasıdır. Bu da demek değildir ki, Gymnasium’u hak eden öğrenciyi başka okullara yönlendirin; kesinlikle çocuğunuzun eğitim hakkını ve başarısını kısıtlamayın. Burada dikkat edilmesi gereken durum; eğer, çocuğunuz yüksek öğrenime yatkın ise tercihi ona göre yapın. Eğer, meslek eğitimine yatkın ise yine tercihinizi ona göre yapın. Asıl olan, çocuğun meslek hayatına nasıl ve ne şekilde yön verilmesidir. Bu tercihin doğru yapılıp, ileride sıkıntı yaşanmamasıdır.

    Topluma yük olmayıp, katkı sağlayalım  

    Almanya bizim için artık bir vatan oldu. Dile kolay, Türklerin yani 1. nesilin Almanya’ya gelişleri         57. senesine giriyor. Gerek yüksek öğrenim olarak, gerekse meslek eğitim alanlarında olsun; sayılarımız henüz istenen düzeyde değil. Almanya’da üniversite ve yüksek okul sayısının 400’ün üzerinde olduğu bilgisini edindim. Bu yüksek okullarda da 2 milyon 120 bin civarında (yuvarlak olarak) öğrencinin öğrenim gördüğü istatistiki bilgilere göre veriliyor. Türk öğrenci sayının da 37 bin dolayında olduğu bilgisini edindim; önemli bir sayı, fakat, yeterli değil. Almanya’da Türk nüfusunun 3 milyon civarında olduğunu varsayarsak, bu oran çok gerilerde kalıyor. Üniversitelerdeki öğrencilerimizin sayıları daha da artmalı. Alman devlet üniversitelerindeki (çoğunlukla) harçlar sömestri olarak 170 ile 500 Euro arasındadır. Sadece Baden-Württemberg eyalatinde 1500 Euro sabit harç ekleniyor. Çocuklarımızın geleceklerine yatırım yapalım. Sömestrilerde ödenmesi gereken ücretleri çok bulup da çocuklarımızın yüksek öğrenim şansları kaybolmasın. Geleceğimiz olan çocuklarımızın Alman toplumu içinde yerini alıp, topluma faydalı birer fert olmalarının önlerini açalım. Topluma yük olmayıp, katkı sağlayan birer fert olmalarına yardımcı olalım. Sosyal yardım alan değil de, kendi geçimini teminat altına alıp etrafına faydası olan toplum olmak için çaba sarfedilmeli. Burada en önemli etken, aile olarak öğrencilik döneminde çocuklara maddi ve manevi yardım yaparak geleceklerine yatırım yapılmalı. Şu unutulmamalı; eğitime yapılan yatırım geleceğe yapılan yatırım demektir. Çocuklarımızın anavatan Türkiye ile ilişkileri sağlam temellere oturtularak, hertürlü imkanlarından yararlandığımız Almanya ile arasında ticari ilişkiler kurulup gelişmesinde,  çocuklarımızın iki dile sahip olmalarının önemi iyi bilinmeli. Türkçe ve Almanca bilmeleri de ticari ilişkilerde önemli bir faktör olacaktır.                                                                                                                                                                                 

    Biraz da meslek eğitimi konusuna değinmek yerinde olur. Peki, çocuklarımız yüksek öğrenim yapmak istemeseler veya bu seviyede olmasalar ne yapılmalı? Bu durum da elbette karamsarlık oluşturulmamalı. Bir öğretmen arkadaşımın sözünden hareket ederek, ‘çocuğunuz başarısız bir Gymnasium öğrencisi olacağına, başarılı bir Realschule veya Gesamtschule öğrencisi olsun.’ O halde geçerli bir meslek eğitimi için şartları değerlendirin ve çocuğunuz bu alanda yoluna devam etsin. Hem çalışıp hemde yüksek öğrenimine devam edebilir.

                                                 

     Ali Osman DOĞAN 

    ali osman dogan

    This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

    Read 4450 times

    Leave a comment

    Make sure you enter all the required information, indicated by an asterisk (*). HTML code is not allowed.

    Bunlarda ilginizi çekebilir

    ©2002 -2018 SılaYolu.com Tüm Hakları Saklıdır.

    Sıla Yolu.com. Almanya ve Avrupa’da yaşayan vatandaşlarımıza 'Silayolu Rehberi olma misyonu üstlenmiş ve bu sorumlulukla hayata geçmiş bir websitesi olarak yola cıkmıştır.

    Avrupa'da kendi alanında 2002'den bu yana 1 Numara olan SilaYolu.com Avrupa'da en çok ziyaret edilen internet portallarından bir tanesidir.

    • info@silayolu.com 
    • Hotline: 01805 47 44 66

    Çözüm Ortaklarımız

    Please publish modules in offcanvas position.