Gurbetçi aile dönüş yolunda Sırbistan’da sefil oldu

Almanya’nın Iserlohn kentinde yaşayan ve yaz tatili için ailesiyle Türkiye’ye giden Uğur Ünal (37), tatil dönüşü Sırbistan’da otoyolda dört saatten fazla mahsur kaldıklarını ileri sürdü. 

 

Eşi Tülay Ünal ve çocukları Çağatay (2), Berkay (6) ile birlikte özel otomobiliyle Türkiye’ye giden Uğur Ünal, dönüş yolunda Sırbistan‘da otoyolda yaşadıklarını şöyle anlattı: “Sırbistan’a girdik sonra yakıt aldık, ardından yola devam ettik; 200 kilometre sonra Macaristan gümrüğüne yakın mesafede, Novi Sad şehri civarında arabamızın motor arıza lambası yandı, arıza büyümesin diye otobanda durduk. Üyesi olduğumuz Alman Otomobil Kulübü ADAC’ın Almanya merkezini arayıp yolda kaldığımızı anlatarak, yardım talebinde bulunduk. Onlar bizi, Sırbistan’da temsilciliklerini yapan ekibe yönlendirdiler.

ADAC’ın Sırbistan’daki temsilci servis ekibini beklemeye başladık. 37 derece güneş altında ve otomobil içinde, iki küçük çocuğumuzla dört saati aşkın beklettiler bizi; çocuklarla perişan olduk, Allah’tan yanımızda üç şişe su vardı, onlarla idare ettik. Dört saat sonra gelen servis ekibi, bizi bir tamirhaneye götürdü. Araca baktı, bozuk yakıt dolayısıyla arıza verdi yarın ancak biter dediler. Oradan bir otele götürüldük, otelde klimalar çalışmıyor, hijyenik de değildi, çocuklar sıcaktan bunaldı kusmaya başladılar. Ertesi gün arabayı yaptık dediler ve bizden 590 Euro aldılar. ADAC’ın temsilciliğini üstlenen servis ekibi, tamirhane ve otelle birlikte çalışıyor ve ağlarına düşenleri adeta soyuyorlar. Fazla para alıyorlar, bari hizmet verseler. Tamirhanede benden habersiz arabayı 120 km de kullanmışlar. Saatlerce bekledik otobanda, sonrasında tamircilerde arabayı düzgün yapmadılar ortan çıktıktan sonra iki yüz km sonra tekrar arıza lambası tekrar yandı.

ADAC’ı defalarca aradım ve iki küçük çocukla Sırbistan’da mağdur ediliyoruz diye söyledim ama bize sahip çıkmak yerine, adeta mafya usulü çalışan servis ekibinin insafına bıraktı bizi. Köklü ve milyonlarca üyesi olan ADAC, üyesine yani bize bunların yapılmasına müsaade etmemeliydi. Almanya’ya gelir gelmez ADAC’a şikayet mektubu yazdım, Alman medyasına da bilgi verdim, hukuki hakkımızı da kullanacağım. ADAC, masrafları ödeyeceklerini açıkladı, ama yaşadıklarımızla kalmak istemiyoruz.”dedi.

Share

We use cookies to improve our website. By continuing to use this website, you are giving consent to cookies being used. More details…